betuldenz Yine yemek muhabbeti… Eh, iyi yapmışsınız, ellerinize sağlık o halde. Karnını doyurdunuz, boyunu uzattınız ama beynini uyuşturdunuz. Çocuk sizin, siz memnunsanız ne güzel. Bu bahsettiğim çocuk enden de boydan da benim kendisinden 3 ay küçük yeğenimi ikiye katlayacak irilikte bir çocuk. Yemek yesin diye ekrana alıştırdılar, bol bol yedi yemeğini. Ama çocuk konuşamıyor, işaret yok, göz teması yok, sürekli hareket halinde ve garip sesler çıkarıyor. Benim yeğenim ise 2,5 yaşından beri bir yetişkin gibi konuşuyor, 4,5 yaşında okumayı öğrendi, toplama işlemini biliyor. 3 yaşından beri 81 ilin plakasını, yerini ve haritadaki şeklini biliyor. Şimdi de bir sürü ülkenin yerini, bayrağını öğrenmiş. Bildiği diğer şeyleri anlatıp kalabalık etmeyeyim. Ama 13 kilo, zapzayıf, hiç mi hiç yemek yemeyen bir çocuk. Yeter ki yesin diye hiç ekran verilmedi. Ben iki kaşık yemek yedirebilmek için saatlerce kedi kovalıyorum. Zannediyorsunuz ki bizimkilerin önüne koyuyoruz tabağı, 2 dakika içinde yalayıp yutuyorlar. Buna mükemmellik diyorsanız, peki mükemmelim. Yani mecburiyet dediğiniz şey bu değil, kendinizi daha fazla kandırmayın. Ya da kandırın, keyfiniz bilir. Başarılar.