kabakcekirdegi oncelikle gundemdeki olaylar oyle bir noktaya geldiki, ogretmenlere “al eline sopayi istedigini yap, eskiden oyleydi” diyecekler neredeyse. Yahu , bir kendinize gelin. Yeni arastirmalarin çogu odul ve cezanin cocuk egitiminde yeri olmadigina dair sonuclar veriyor. Hatali tutumlarin egitim kurumlarinda uygulaniyor olmasi ayrica uzucu. Yok dusunme kosesi, yok dusunme sandalyesi… Cocuk orda “ah ben hata yaptim, bu hatamin sonuclari şuydu” seklinde dusunmuyor. Bu ceza ona bunu dusundurmuyor. O anda dusundugu sey “ ogretmenim beni disladi. Arkadaslarimdan uzaga koydu. Burda guvende degilim” gibi seyler. Endisenizde haklisiniz. Yerijizde olsam ceza sistemini uygulayan bir okula cpcugumu gondermezdim. Oglum iki yil okul oncesi egitimi aldi. Okulumuzun yoneticisi tamamen pedagojik cercevede kurallar koyardi. Ogretmenlerin azarlamasina izin vermez , velilerle is birligine onem verir, odul veya ceza gibi unsurlara ogretmenlerin basvurmasina asla izin vermezdi. Oyleki okulun parkini dahi montessori seklinde dizayn etmisti. Egitimci degidigin boyle olur egitim kurumu dedifin boyle olur. Bu mudure tum cocuklar hayrandi. Hepsi gordugu yerde kucagina kosardi. Guya ceza olmayinca azar olmayinca cocuklar saygisiz kural tanimaz oluyormusya , ozellikle bunu vurguluyorum. ,cocuklar saygi duyuldukca, sevgi verildikce, deger verildikce saygiyi ve kurallara uymayi ogrenir. Kendi cocugum uzwrinden ornek verecek olursam, cocuguma odul ve ceza unsurunu ne kendim uyguladim ne de uygulayan okula gonderdim. Suan cocugum okul kurallarinin bilincinde, sosyal hayatta uyumlu, ogretmenlerine son derece saygili bir cocuk. Gundemdeki olaylar uzerinden demogoji yapilmasin.