Çok uzun oldu kusuruma bakmayın. Beni lohusa depresyonu lohusalığım bitince vurduğundan içimi dökmek istedim.
Hamileliğimin başından beri özelde takipliydim. Bebeğimin kilosu ve baş çevresi hep önden gidiyordu. İri olacak sezaryen yaparız denmişti. Ben doğum tarihi almayı beklerken 36.haftamda covide yakalanınca doktorum bir sıkıntı olursa kendisinin bakamayacağını, devlete gitmem gerektiğini söyledi. 38+0’da hala covidi atlamamıştım ve bebeğimin hareketlerini hissetmiyordum. Mecbur devlet hastanesinin aciline gittim. Oradaki hemşire, ben sezaryen olacak diye her ne kadar istemesem de, prosedür bu bunu yapmadan ultrasonda bakamayız diyerek zorla alttan muayene etti. Ve iki gün sonra suyum gelerek doğumum başladı. Yemyeşil gelen suyumla bebeğimin kakasını yaptığını anladım. Alelacele hastaneye gittik.
Çatı muayenesi, ultrason ve nst de bakıldıktan sonra yatışımı yaptılar. Hala covidli olduğumdan beni herkesten uzak olan odaya attılar. Dışarı çıkıp yürümem yasaktı. Zor nefes alıyordum ona rağmen çift kat maske takmalıydım daha da zorluyordu nefes almak. Bir yandan sancılarım başlamıştı onun acısı ayrı. Odaya her gelen “Kafanı çevir, bu tarafa bakma” diye bağırıyordu bana. Gelenlere ne sorsam duymazdan geliyor, cevap vermiyorlardı. Bebeğim iyi mi değil mi, neler oluyor hiçbir şeyden haberim yoktu. Acı çekiyor, nefes alamıyor ve kıvranarak bekliyordum.
Açılmam ilerlemeyince suni sancı taktılar. Şükür bu sefer bir bilgi alabildim derken meğer hiç acı çekmemişim onu anladım. Suni sancı gerçekten çok kötüydü. İlk bebeğim olduğundan tecrübesizim. O acıya dayanamayıp biraz sesli inlemeye başladım. Bu sefer de “Ne çok bağırıyorsun be, ben habire buraya gelip sana bakmak zorunda mıyım” diye azar işittim. Bundan birkaç dk sonra bebeğimin kalp atışları durdu. Hemen suniyi çıkardılar. Sezaryene alacaklardı ki kalbi düzene girdi tekrar. Daha bu tarz birçok azar işiterek ve tekrar takılan suni sancımla 16 saati devirdim ve doğumum sonunda başladı.
Doğumumu yaptıracak ebenin suratı daha içeri girerken sirke satıyordu. Girer girmez azarlar başladı. Düzgün dur, kıpırdama, bacaklarını aç tarzı bağırarak konuştu. Gelen hemşireye “Daha yeni doğumdan çıktım bir ona bir de covidliye verdiler.” deyip memnuniyetsizliğini anlatıyordu. Her şeyi o kadar zoraki yapıyordu ki..
Ikınmamı söyledi. Kolumla güç almaya çalışırken nasıl olduğunu anlamadan koluma taktığı kelebek çıktı. Birden bağırmaya başladı “Daha yeni taktım onu nasıl becerdin çıkarmayı” diye. Özür diledim. Suratıma bile bakmadı. Birkaç ıkınma denememden sonra tekrar çıktı kelebek. “Yine mi çıkardın sen onu ya” diyip kızdı yine. Ben tekrar özür diledim. “Dileme özür falan yapıp yapıp özür diliyorsun be” diye söylendi ve kızgın kızgın oflayarak devam etti.
Ikınmama rağmen hiçbir şey olmuyordu. “Bu beceriksiz yapamayacak doğuramayacak çağırın şunun doktorunu” diye bağırdı daha sonra. Kendimi o kadar kötü hissediyordum ki.. ama o acılardan ağlamaya vaktim yoktu. Bir daha özür dilersem yine kızacak diye sesimi de çıkartamıyordum. Ama o gelen doktordan Allah razı olsun bana o kadar iyi davrandı ki. Nasıl ıkınmam gerektiğini anlatıp yardım etti. Sözde ebe kadın ama gelen erkek dr halimden daha iyi anladı. Fakat yine bebeğimi ittiremeyince kesi atıp iki kez karnıma dirseğiyle bastırmak zorunda kaldı. Anca öyle doğurabildim ama o an yaşadığım acının tarifi yok.
Meğer bebeğimin kordonu boynuna üç tur dolanmış ondan ittirememişim. Herkes şok oldu odada. Daha sonra bebeğin eşini çıkartma ve dikiş işlemleri başladı. O ebenin yapmamı istediği hiçbir şeyi yapamadım çünkü çok yorulmuştum. Dünyam döndü resmen kendimde değil gibiydim. Yine bağırışlar başladı. “Ne beceriksizsin, şöyle dur diyorum duramıyorsun. Hiçbir şey yapamıyorsun” diye bağırdı. Daha birçok şeye bağırdı ama inanın şu an hatırlayamıyorum. Sonunda işlemlerimin bittiğini öğrenince o kadar rahatladım ki size anlatamam. Sonunda doğumu atlatmıştım ve artık azar işitip bağırılmayacaktım.
Herkes çıktı odadan derken birden annemi gördüm karşımda. Odaya gelmesine izin vermişler. Bir an o içimde tuttuğum tüm gözyaşını salıverdim. 16 saat boyunca çektiğim acılar bir bir gözümün önünden geçti. Hepsi bebeğim içindi. Annem de bir zamanlar benim için bu acılara katlanmıştı. O psikoloji ile annemden sürekli özür diledim. Çok zormuş anne dedim. Anne olmak çok zormuş sen nelere katlanmışsın. Tüm yaşamım boyunca seni ne zaman üzdüysem çok özür dilerim ne olur beni affet dedim. Karşılıklı bir süre böyle ağlaştık. O benim o halime üzülüyordu. Tanıyamamış çünkü beni. Ne yaptılar sana böyle annem demişti bana. İlk cümlesi buydu. Ne demek istediğini tuvalete gidip aynada kendime baktığımda anladım. Gördüğüm o manzarayı hayatım boyunca unutamayacağım.
Bebeğim çok şükür sağlıklı. Üç ay geçti. Ne ara dördüncü ayına giriyor anlamadan hem de.. Anne olmak çok zor ama çok da güzelmiş.. Keşke doğumum da güzel olsaydı da iyi hatırlasaydım. İnsan gibi muamele görseydim. O kadar beddua ettim ki o kadına. Allah onu o kötü kalbi gibilerle karşılaştırsın da anlasın inşallah.
Bir daha çocuk yapar mıyım bilemem ama eğer olursa Allah özelde doğum yapmayı nasip etsin. Ve eğer devletteki her ebe ve hemşire böyle bana denk gelenler gibi kötüyse orada doğum yapacaklara Rabbim kolaylık versin…