[silindi] cemaatler değil yurtları kapatılmalıdır. Dergah, tarikat, cemaat esasen yalnızca Müslümanlığa has da değil; hristiyanlarda da var. Bunları denetlemek gerekiyor kapatmak değil. Çünkü kapatmak bu oluşumların “kutsal dava” lakırdısını güçlendirmekten öteye gitmez. Üstelik yetişkinler için bunları yasaklamayı da komik buluyorum. Fakat işin içine eğitim, barınma, çocuklar girdi mi orada bir duracak herkes. Bu konuların mutlak ve tek hakimi devlet olmalıdır. Çocuklara, gençlere eşit ve iyi şartlarda yurt imkanları sunulmalıdır. Yetişkin “badelense” umrumda olmaz ama bir çocuk bir yurtta tacize, istismara uğradı mı kanım donuyor. Üstelik esas iki yüzlülük şu; bu ülkede kaçak bir cemaat yurdunda yangın çıktı, çocuklar öldü; görmezden gelindi. Bir başka cemaatin yurdunda erkek hoca toplu istismar yaptı; elbirliğiyle üstü kapatıldı “münferit” dendi. Bir cemaat yurdunda çalışan görevli bir gencin kafasını kesip vücudunun üstüne koydu, “deccali öldürdüm!” dedi, yayın yasağı geldi. Şimdi bir genç cemaat yurdunda gördüğü baskıları ve cemaat müridi ailesinin korkunçluğuna dayanamadı intihar etti. Hala çıkıp yahu şu Allahın cezası yerleri bir denetleyelim diyen olmadı. Neden? Neden her yeri, her şeyi denetliyorsunuz da milletin kuzusunu emanet ettiği yerlere bakmıyorsunuz? İki yüzlülük budur.
Son bir şey daha; cemaat yurdunda kafası kesilen gencin babası da oğlu intihar eden çocuğun babası da kendilerine mikrofon uzatıldığında, üzüntüden biçare olmaları gerekirken cemaatimiz çok iyi, çok seviyoruz modunda savunmaya geçti. Nasıl cemaattir ki bu; insana evladının kaybını unutturuyor da kendisine “iman” ettiriyor. Pes.