Ayycann 10. Ay büyüme atağı ve uyku gerilemesi yaşanılan en yoğun dönem. Bunun geçici olduğunu düşünün fakat neden hala geçmiyor diye de sabırsızlanıp usandırmayın kendinizi ☺ Oh be demeyi beklesek bu beklentiye düşsek öyle zorlanırız ki. Çünkü bebek bu, bir anneye muhtaç. Derdini anlatamıyor, kendi işini kendi göremiyor, odadan çıksanız bile annesi kaybolmuş hatta ölmüş bir daha hiç gelmeyecek sanıyor basıyor çığlığı ağlamayı. Gazı biter, dişi başlar, dişi biter emeklerken yürürken sıkılmaları başlar, hep benimle ilgilenin ister. İlgilenirsiniz bu sefer uyku krizleri başlar. Uyur ama bu sefer de hiç bir şey yemek istemez, sebepsiz ağlar bazen. Biri biter bir diğeri başlar velhasıl 😊
Evde bir saksı çiçek büyütürken bile o çiçek toprağını havalandırmak, dallarının budanmasını, sulanmayı, güneşlenmeyi, yapraklarının silinmesini istiyor. Bebekler nasıl istemesin. Onlar da emek istiyor, ilgi istiyor. Her an sevilmek oynanmak istiyor. Bazen hiç bir şeyden memnun olmuyor.
Büyüyecek ergenliğe girecek, o kadar emek verdiği annesine asi olabilecek. Sonra kuş olup yuvadan uçacak. Artık kendi başının çaresine bakabilecek. Ama yine her tökezlemede anne diye ağlayacak.
Biz beş kız kardeşiz. Küçük ablam 19 yaşındayken sevdiği adama kaçtı. Ama evimizde bir cenaze havası vardı inanın. O gün annem ağlarken “keşke hep bebek kalsalardı, en azından gözümün önünde dururlardı, ayrılınca başlarına bir şey gelir diye korkmazdım” demişti. O zaman 14 yaşındaydım ama öyle içerlemiştim ki o cümleye.
Hanımefendi lütfen kendinizi teselli edin, oh be demeyi beklerken güzel günlerinizde yıpratmayın ruhunuzu. Çünkü annelik çok bğyük fedakarlık gerektiren kutsal bir meslek. Hiç bir zaman rahatlamayacağız,çünkü biz anneyiz. Her an, yaşlanana kadar her gün emekle onları aklımızdan çıkarmayacağız. Hep diken üstünde olacağız bu sefer alışkanlık haline getirdiğimizden dolayı.
Evladınız bir kaç ay sonra yürüyecek, sonra kendi yemeğini yiyebilecek. Güzel günleriniz çok yakın, uzun oldu ama hakkınızı helal edin ☺ hep sevgiyle kalın 🥰