Fitifiti Merhaba🙋♀️
Esasinda okul öncesi eğitimde devletin yönergesi minimum 36 aylıktan itibarendir.
Ancak kreşe daha küçük aylarda çocuklar da bırakilabilmekte. Burada önemli olan biraz da çocuğun yetenekleri, becerisi, sosyal gelişimi, uyumu..
Çünkü 36+ cocuk okul öncesi eğitim ortamında uyumsuzluk yasayabilmekteyken bazen 30 aylik bir çocuğun henuz tam konuşamasa bile etkinliklere uyum içerisinde katıldığı, grup oyunlarında etkin olduğu görülür. Bu biraz çocuğun yapısı, biraz da ilk öğretim yuvası olan ailesinden gelen eğitimle alakalı.
Bana sorarsanız, ben de çocuğun durumuna göre uygun ayın belirlenebileceginden yanayım. Özellikle çocuğun kendini ifade edebiliyor olması, sosyal alanda problem yaşamıyor olması önemli faktörler. Bunu da ancak kreş ortamında deneme süreci geçirdikten sonra anlayabiliriz…
Kardeş olgusuna gelirsek, aynı durumdan ben de muzdaribim ☺️ Eylül aylarında bebegimi kreşe göndermeyi planlıyordum ki, hamile olduğumu öğrendim ve doğumum da eylüle denk geliyor. Bunun araştırmasını ben de yapmaktayım, kardeş olgusu ona kendini evden atıldım psikolojisinde hissettirir mi diye..
Aslinda uzman görüşlerine baktığım zaman çocuğun doğru yönlendirmelerle iki durumu bagdastirmayacagi söyleniyor.
Yani eğer kardeş doğmadan evvel kreşe baslanirsa cocuk zaten o düzene alisacagi için bu hissiyatlara kapılmaz, veya çocuk kardeşine alıştıktan sonra kendi isteğiyle kreşe gitmeye başlarsa, yine uygun yönlendirmelerle sorun yasamaayacagini söylüyorlar.
Elbette ki teoriler her zaman pratikte işe yaramayabiliyor veya her teori her çocukta etkili olmayabiliyor.
Bu nedenle yine aynı deneme metoduna gitmek, cocugu takip ederek bu işe kalkışmak en doğrusu.
Belki benim çocuğum kardeş kıskançlığı sendromunu hafif atlatacak, belki de kıskançlıktan kakasını tutan abiler gibi olacak.. Yaşamadan bilemeyiz.. Ondan dolayı ben gidişata göre kreş fikrine yön vermeyi tercih ettim, akışına bırakmak en doğrusu gibime geldi.
Siz halihazırda bir kardeşi olduğunu ve zaten kıskançlık durumları yaşadığınızı belirtmişsiniz. Çocuğun psikolojisine zarar vereceğinizi zannetmiyorum, eger çocuğunuz okul ortamını sevecek ve uyum sağlayacak sosyal gelişim donemindeyse onu daha cok mutlu edebilirsiniz.. Denemeden tahmin etmesi zor.. Bu fikri ona açıp, uygun bir kurum bulduktan sonra günübirlik denemelere kurum eğitmenlerini katkısıyla bir yol cizebilirsiniz esasinda, eminim onlar daha iyi yardımcı olacaklardır.
En kötü ihtimal çocuğun isteksizligi, huzursuzluğu veya uyumsuzluğu sezilirse bu düşünceyi bir süre askıya alarak devam edersiniz. Çocukta aşılmaz bir travma oluşmaz, aksine farklı bir deneyim yaşamış olur 🤗