İlk girdiğim odada bir erkek doktor vardı. Oğlumla ilgilendi, sorular sordu, konuştu. “Otizmden çok şüphelenmedim ama oyuncaklara ilgi eksikliği, elektrikli eşyalara ilgi, başını vurma gibi belirtiler otizmde de görülebilir” dedi. Ama göz teması olduğundan vs. bahsetti ve üst bir hocasına danışacağını söyledi.
Daha sonra diğer doktor geldi, o da oğlumla ilgilendi. Boşanma sürecinde olduğumuzu söylemiştim. “Gelişim geriliği var ama otizmden çok şüphelenmedim. Gelişim testi isteyeceğim, korkmayın, muhtemelen biraz geri çıkacak. Yaşadığınız süreçten kaynaklı da olabilir” dedi. Çocuk gelişimi uzmanının da görmesini önerdi ve üç ay sonra tekrar kontrol istedi. “Ekran tamamen olmayacak, oyun grubuna katılın” dedi.
Sonra çocuk gelişimi uzmanına gittik. O da oğlum ile iletişim kurmaya çalıştı. “Otizmden ben de çok şüphelenmedim ama anlamsız koşmalarını hiç sevmedim. Gelişim geriliği var, oyun oynamayı bilmiyor, dikkat dağınıklığı ve aşırı hareketlilik var” dedi. Evde nasıl olduğunu anlattım. “Oyuncaklarla nasıl oynanacağını bilmiyor. Şu an bu yaşta çocuğa bebeğini getir vs. dediğimde getirmesi gerekir ama yapmıyor.” dedi. Benim gözlerim doldu. Kendimi yetememiş gibi hissettim. Tekrar sordum “Peki buna ne diyebiliriz? Otizm değilse ney?”
“Uyaran eksikliği diyelim şimdilik dedi. Üç ay boyunca televizyon tamamen kapalı olsun veya çok kısık seste dursun.” dedi. “Bu anlamsız koşmaları anlamlı hale getirin, örneğin elini tutup ‘Hadi anneanneye şunu götürelim’ gibi yönlendirin. Komut verirken nasıl yapacağını da gösterin." Dedi. Ben oyuncak önerisi istedim. Çünkü dediğim gibi oğlumun bir ilgisi yok. "Sesli oyuncakları önermiyorum, sesleri siz çıkarın ki dikkati size gelsin” dedi.
“Siz çocuğunuzla elbette ilgileniyorsunuzdur igilenmiyorsunuz diyemem ama daha fazlasına ihtiyacı var. Üç ay sonra yine böyle olursa o zaman otizmle bağlantısından bahsedebiliriz ama şu an uyaran eksikliği daha ön planda” dedi.
Üç doktor da aynı şeyi söyledi. Ben size şu şekilde sıralayayım oğlumda olan ve olmayanları. Belki siz de kendinizce yaşıtı çocuklarınızı gözlemlersiniz. (23 aylık)
Göz teması kurar. Adı ile seslendiğimde her zaman %100 bakıyor diyemem ama genel olarak bakar. Başka odadan seslendiğimde gelir. Başka odada olan suyunu getirmesini söylediğimde getirir. İkili kelime yok ama hiç konuşmuyor da diyemem. Tek tek kelime var. Suyu bittiğinde suluğunu getirir, mutfaktan bir şey istiyor ise beni kaldırıp götürür. Kendini ifade edebiliyor. Beni anlıyor, ona kızdığımın farkında.
Elimizdeki x oyuncağı anneanneye ver, anneye ver dediğimizde yapmaz. Oyuncaklara karşı bir ilgisi yok genel anlamda. Ben onunla oynamaya çalıştığımda ise kendi başıma oynuyorken buluyorum kendimi. Doktor dikkat eksikliği olabileceğini ve haraketli olduğunu söyledi bu yüzden. Haliyle her şeyden çabuk sıkıldığı için de oyun oynamayı bilmiyor çünkü öğrenene kadar sıkılıyor. İkili cümle yok. Sinirlendiğinde kafasını sağa sola vurur.
Daha fazla aklıma gelen bir şey yok. Umarım her şey yoluna girer. Kendimi yetememiş gibi hissettim, sanki her şeyin sebebi benmiş gibi. Hiç oğlumla oyun oynamamış, ilgilenmemiş gibi hissettim. İçten içe çok duygusalım ama duyduğum iyi taraflara şükür ediyorum yine de. Oğlumla oynamayı hep istedim, çabaladım. Ama her zaman kendi başıma oynar oldum ilgisini çekmedi. Evde her şeyi yediği için kendim hamur yaptım ona, kitaplar okudum, boyama yaptım, banttan şeritler yaptım üzerine topları yapıştıralım diye. Ama bunların hepsini tek başıma yaptım. Hiç birinde dikkatini çekemedim. İlgilenmedikçe yoruldum. Lise ve Üniversite’den Çocuk Gelişimi okuyarak mezun oldum. Ama kendi çocuğuma yetemedim. Neyse. Okuduğunuz için teşekkür ederim, uzun oldu.