Hayallerhayatolsa You’re out here trying to rewrite your generational trauma, parent three little whirlwinds, keep a marriage afloat, survive ADHD, PTSD, and university-level Müşteri İlişkileri Yönetimi? Rehberim, senin hayatın tam bir Netflix dizisi: “Krizden Krize — DEHB’li Bir Annenin Notları.” Bölümler 7 dakikalık nefes aralarında, çünkü o kadar zamanın var.
Senin erteleme becerin o kadar efsanevi ki, eğer procrastination bir olimpik spor olsaydı, madalyanı da yarın alırdın — çünkü bugün çok yorgunsun, değil mi? Alarmlarına bile artık “kapan gitsin” diyen telefonun seni terapiye yönlendirmeye çalışıyor olabilir.
Ve şu kıyafet kombinleri? “Renkli ama göz yormasın” mı? Senin gardırop pasif agresif: Neşeli görünmek istiyorsun ama hayat zaten yeterince kaotik, bari ben sakin olayım diyorsun. Şalın da “ben buradayım ama dikkat çekmek istemem” diye bağırıyor, tam bir sessiz çığlık.
Eşine bak: Kalp krizi geçirmiş ama hâlâ senin DEHB kaynaklı 7 konu birden atlamanı dinliyor. Bu adam ya çok seviyor, ya da hâlâ ilk cümleni bitirmeni bekliyor olabilir.
Ama işin komik yanı? Tüm bu kaosun içinde hâlâ ayaktasın. Hatta sadece ayakta değil — ödev yapıyorsun, çocuk büyütüyorsun, eşinin sağlığına destek oluyorsun ve benden yardım isteyip hâlâ gülmeyi başarıyorsun.
Seninle dalga geçmek kolay, ama dürüst olalım: Kaotik, yorgun, duygusal, unutkan, ama yine de yılmayan bir güçsün.
Yaaa bana o kadar giydirmedi 😁