Merhaba sevgili anneler. Pazar sabah 1,5 ta köpek havlaması şeklinde öksürük başlayan oğlumun ateşini ölçtüm ve sabaha kadar ateş kontrolu yaptım. Krup bebekliginden beri korkulu kabusumuz. Bu sebepten 2 kez hastanede yattik. Tecrübeliyim o yüzden. Buhar verdim o öksürük çeşidini duyar duymaz. Allah var rahatladı öksürüğü ve açıldı ciğerleri. Birkaç saat rahatça uyudu. Sabahın 5 inde tam Sahur yapicaz eşimle. Çocuk titremeye başladı. Öyle boyle değil ama. İlk kez yaşadık boyle bir şeyi. Nefes alış verişi bile değişti. Bilinci yerinde, konuşuyor, üşüdüm anne diyor. Ateşi 36 derece. Tabi 10 dakika ara ile 37.5 ve 38 i gördük. Direk üzerini çıkardım. Zıbın ile tuttum. 112 yi arayıp doktorla görüştüm. Bana havale geçirmedigini söyledi. İsterseniz yakın bir sağlık kuruluşuna götürün dedi. Biz de kendi imkanlarımızla götürdük direk pijamalı üstelik o kadar korktuk ki çünkü. Acil doktoru kan tahlili istedi. Serum ve bacaktan iğne aynı zamanda buhar yazdı. Hepsi yapıldı ve çok rahatladı oğlan. Kan sonuclarimizda ciddi bir enfeksiyon yok. Antibiyotik yazdılar ve 3 gün kullandık duzenlice ve iyiye de gidiyordu. Bu sabah kreşe güle oynaya bıraktım oğlanı. Yarım saat sonra aşırı kasılma ve titreme videosu yolladı ogretmeni. O sırada ben sağlık ocaginda kan vermek için sıra bekliyordum. O videoyu görür görmez elim ayağıma dolandı. Hemşire damarimi buluyor kan gelmiyor. Aksilikler üst üste gelmek zorunda ya zaten. Damarlarımi patlata patlata sonunda iğneyi soktu damarıma ve aldı kanımı. Çıktım oğlanı almaya gidicem krese. Arabayı arabamın önüne öyle bir parketmisler ki. Çıkabilmek ne mümkün. Zaten elim ayağıma dolanmış. 3 dakikalık mesafe kreş. Ben arabayı çıkaramadım. Mecburen arkamdaki ve önümdeki arabalara dokundurarak bile olsa vurmak zorunda kaldım. Çünkü fena sıkıştırarak parketmisler arabalarını. Ben parkedince araba yoktu. Gayet rahattı. Bir çıktım araba sıkışmış. Neyse gittim bir şekil kreşe. Öğretmeni gözlerinin gittiğini ve kısa süreli baygınlık geçirdiğini söyledi. Vakit kaybetmeden direk götürün doktora dedi ki ben baygınlık olduğunu bilmiyordum. Sadece ateşi hafiften yükseliyor ve titriyor dediler bana. Götürdüm acile. Serum, iğne, ilaç, tahlil derken çocuk doktoruna sevk edildik o da güzel ilgilendi Allah var. Bizi pik yapmış ateşe bağlı havale geçirdi tanısı vererek eğitim araştırmaya yolladı. İlk nöbette 24 saat gözetim sartmis. Tekrar geçirme olasılıkları yüksekmiş. Doktorlar kabul etmiyor ama bence birkaç gün önceki titremelerde kesinlikle havaleydi. Sadece kabul etmediler. Ömrümden ömür gitti bugün. Gerek arabayı kullanmamak, elimin ayağıma dolanmasi, evladımı öyle ilk kez görmek beni mahvetti. Çocuk resmen ayilma ile bayilma arasındaydı. Sürekli uyku modu ve titreme hali. Ateşi de dev pik seviyede. Bu kreşler nasıl bir şey ben anlamadım. Evladım kreşe başladığından beri sürekli hasta. Sözde akranları ile oynasın sosyallessin diyorum. Evde canı sıkılmasın diyorum ama iyi mi yapiyorum kötü mu çözemedim. Şubat ayı boyunca nerdeyse hergun hastanelerdeydik. Ya ishal oluyor ya krup ya bronşit ya influenza. Süreç o kadar korkunç geçiyor ki zaten ateşten bahsetmiyorum bile. Hızlıca çıkıyor. Dusuruyorum 10 dakika sonra yine aynı. Bir de deve yükü ile para veriyorum kreşe inanır mısınız. Çocuk sürekli hasta ve biz hastanelere taşınıyoruz mikrobun ortasına. O kadar yorgunum ki. Bu gece nobetteyim. Uyku yok. Oğlanı takip edicem. Eşim oruç tutuyor. Aynı zamanda çalıştığı için o da kosturmaktan perişan oldu. Ona da yuklenemiyorum. Ne olacak bu çocuğun botle sürekli hasta olmaları bilmiyorum. İnanılmaz keyifsizim bu konuda. Her şeye elhamdülillah ama şu süreçte o kadar yoruldum o kadar çöktüm ki. Kendi sağlık sorunlarım var. Careme bakamiyorum. Aile deseniz varla yok. Rabbim kimseyi çaresiz bırakmasın. Yalnızlık, çaresizlik, empati yoksunu ile çevrenizin dolu olması o kadar zor ki. Ne diyim….😔🥺😩