curlymomms Bir an geçmişe gittim. Söyledikleriniz bana söylediğim şeyleri hatırlattı. Benim bebeğim de başlarda iyiydi 20 li günlerinde babası evden gider gitmez çocuk karakter değiştirdi resmen. Saatlerce susmuyordu. Kucakta gezdiriyordum, slinge koyuyordum, pilates topunda zıplıyordum. Yok. Susmuyor. 6 saat 8 saat durmaksızın ağladığını biliyorum. Yahu hiç mi yorulmuyor diyordum kendi kendime. Gözyaşım kurumuyordu. Sürekli ağlıyordum. Öyle bir depresyona girmiştim ki. Bir de ben inat etmiştim tek bakacağım kimseyi istemiyorum diye. Bebeğim eşim gitmeden önceki halinde olacak sanıyordum. Bir hafta olmadan psikolojim bozulmuştu artık. Kendimi öldürmek geberip gitmek istiyordum. Pişman olmuştum anne olduğum için. Hep kızıyordum kendime niye yaptın bu çocuğu diye. Uyumuyor, susmuyor, emmiyor. Emzirmek resmen işkenceydi. Tiksinerek emziriyordum. Bazen güzelce emiyordu. Bazen emmiyordu. Bir zaman sonra uyanıkken emmemeye başladı. Ağladığı an hayatta memeyi almıyordu. Sütüm o kadar güzeldi ki. Sağıyordum en azından öyle emsin diye. Bir zaman sonra sadece uykusunda emzirmeye başlamıştım. Emdiğini anladığında çığlık kıyamet kopuyordu. Kaç tane gaz damlası denedim. Bir sürü emzirme stili denedim. Yok. En son babaannemi çağırdım ağlaya ağlaya. İşini gücünü bırakıp koşa koşa geldi yanıma. Bir ay kadar yanımdaydı. O varken bile böyleydi. Bıkmıştım artık. En son dayanamadım sinir krizi geçirdim. Memeyi almayı reddediyordu. Biraz süt sağmıştım. Stresten ve beslenememekte sütüm azalmıştı bayağı. Biberon damla ne varsa fırlatıp bağıra bağıra ağlamıştım. Elim ayağım titriyordu sinirden. Aldım çöpe döktüm o sağdığım sütü de. Dedim bir daha emzirmiyorum. Yeter artık. Tabii dayanamayıp yine denediğim zamanlar oldu. Ama baktım artık beni psikolojik olarak mahvediyor bıraktım. İsterse verdim. İstemezse vermedim. Babaannem geceleri sabaha kadar sallıyordu. Biraz uyuyabileyim de uyanmasın diye. Sabah da ben ilgileniyordum. Babaannem gittikten sonra bir hafta dolmadan kayınvalidemlere gittim. Eşimin abisi almaya geldi beni. Orada da bir ay kayınlarım, görümcelerim ve kayınvalidemle beraber baktık. En azından kucaklarında oyalıyorlardı. Ben de biraz uyuyabiliyordum. Dinleniyordum. İlk üç ay kabus gibiydi anlayacağınız. Babaannem ve kayınvalidemin tek dediği şey bu çocuk tek bakılmaz. Birisi 7 birisi 8 çocuk büyütmüş insanlar. Öyle bir bebekti yani. Ağladığında mememde bile sakinleşmeyen bir bebeğim vardı. Eşim izne geldiğinde evimize geçtik. Bir hafta o ilgilendi. Gece ben uğraşıyordum. Sabah o uyandığı gibi alıyordu. Öğlene kadar uyuyordum. Bir tek o varken derin uyumuştum. Yanıma kaç kez gelmişler bana bakmaya seslerini duymamışım bile. 😁 Tabii eşim yine gitti. Kaldık baş başa. Yine bir ay çektim bu çocuktan. Uyumuyordu zaten. Bu sefer hiç uyumamaya başladı. 2 saat ya 2 saat uyumak istiyordum sadece. Uyumasın ama yeter ki ağlamasın istiyordum. Başlarda çok ağladım. Çok sinir krizi geçirdim ama sonra salmayı öğrendim. Baktım gidişatım iyi değil. Böyle devam edersem kendime zarar vermekten korktum. Saldım. Uyumuyor mu al içeri oyala bir şekilde. Öyle böyle şimdi neredeyse 6 aylık olacak. Hala bir şeyler düzelebilmiş değil. Ama emin olun baştaki kadar mahvolmuyorsunuz. Ben ümidimi kesmiştim. Dedim bu çocuk bana gün yüzü göstermeyecek. Sezaryenli halimle o topta zıplaya zıplaya belim dikişlerim mahvoldu. Bel kemiklerimi hissediyordum acıdan. Stresten kaşınmaya başladım. Dökülen saçlarım daha çok dökülmeye başladı. Sezaryen sonrası çok zor toparlamıştım. 20 günümü almıştı. E bir de bebeğimin bu halleri üzerine eklenince artık ölmeyi bekliyordum. Şu an unuttum mu hayır. Bazen aklıma gelince midem bulanıyor stresten. Yenidoğan bebek görmek istemiyorum mesela bebek sesi duymak istemiyorum. Midem bulanıyor düşündükçe. İkinciye cesaret edebilir miyim sanmam. Ama iyi ki doğurmuşum diyorum. Beraber gülmek çok iyi geliyor. Sizin benim gibi üç ay sürmeyebilir ama geçiyor inanın. Ve zaman geçtikçe aklınıza o günler gelmemeye başlıyor. Gelse bile anlık. Yardım alıyorsanız bırakın biraz uyuyun. Emin olun çok iyi gelecektir. 🌸