Hotic güzel kardeşim öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor, daha en başında yaptığım uzun açıklamada da belirttiğim gibi her mezhebin temel kaynağı Kur’an ve sünnettir. Farklılığın oluşmasının sebebi ayet ve hadislerde yoruma açık olan mevzulardır ki müctehid imamlar açık bırakılan bu tür ayet ve hadisleri kendilerince başka delil ve kıyaslarla destekleyerek yorumlama yoluna gitmişlerdir. İnanın mezheplerdeki hükümlerin nasıl oluştuğuyla ilgili detaylı bir araştırma yaparsanız birbirinden farklı uçlarda olan hükümlerde bile her mezhebi dinlediğinizde sizi ikna edecek delilleri olduğunu görürsünüz. Hakikaten öyle titiz bir gayretle derinlemesine bir ictihad yapılmış ki hiçbir mezhebin delilini yok saymak mümkün değildir. Bu yüzden teferruatta farklılık olsa da bütün mezhepler haktır ve birinin diğerine üstünlüğü yoktur. Gelelim kadının ayağının avret sayılıp sayılmamasına; burada mezhepler arasındaki farkın sebebi ayette geçen ve yorumlanmaya müsait bir detayda saklıdır. Nur suresinde kadının tesettürüyle ilgili şöyle bir ayet vardır: “Onlar (kadınlar), kendiliğinden görünenler hariç, ziynetlerini göstermesinler”. Bu ayetteki "kendiliğinden görünenler hariç” ifadesi mezhepler arasında farklı yorumlanmıştır. Kendiliğinden göründüğünde ihtilaf olmayan iki yer vardır ki bunlar yüz ve ellerdir. Şafiler ayakların kendiliğinden görünen kısımda yer almadığını, sadece yüz ve ellerin bu kapsamda olduğu hükmüne varmış, Ebu Hanife başta olmak üzere bazı hanefi alimleri ise ayakların da kişiye yüz ve ellerin kapatılmasının doğuracağı meşakkati yaşatmasını göz önünde bulundurarak kendiliğinden görünen kısmına ayakların da dahil olduğu hükmüne varmışlardır. Yani hanefi mezhebinde bile bu konu ihtilaflıdır fakat genel kabul gören görüş avret olmadığı yönündedir. Kaldı ki zaten ayağı avretten saymayan alimlere göre bunun ölçüsü topuktan aşağısı olan kısımdır. Bu kısmın biraz üstü bile olsa bu şekilde namaz geçerli olmaz ve namahrem erkeklerin yanında bu şekilde bulunmak caiz olmaz. Kısacası ayette bu mevzu net bir şekilde belirtilmediği için ictihada açık bırakılmış ve alimler farklı ölçüleri kabul ederek bir sonuca varmışlardır. Yine önceki uzun açıklamamda belirttiğim gibi bu tür farklılıkların olduğu hükümlerde kendi mezhebimizde yapma gerekliliğimiz olmadığı halde çoğunluğun hükmüne uygun hareket etmek takva açısından daha uygundur. Yani hanefi mezhebinde olan bir kadın topuktan aşağısı açık bir şekilde namaz kılabilir fakat takva açısından ayaklarını örtmesi ve dışarda da yine örtülü vaziyette dolaşması takva açısından çok daha uygun olur 🌺