Merhaba. Annelik damarlarıma mı basıldı, ne oldu bilmiyorum. Benim anne olmadan önce hayatımda hiçbir keşkem yoktu. Anne olduğum andan itibaren tek keşkem ‘ emzirebilseydim’ oldu. Memelerimi kesip atmak istedim. Çok ağladım, çok uğraştım. Velhasıl 4 ay bile emziremedim. Konu sanırım burada başlıyor benim için o yüzden bunları anlattım. Yoksa mamayla besleyen bir anne olarak hepinizin anneliğinden öperim.
Doktorumuz önümüzdeki ay itibariyle kuzu etiyle tadıma başlayabileceğimizi söylemiştim. İşte ben de dün gittim kasaba. Dedim şöyle böyle. En iyisinden, en tazesinden(?) kuzu eti kıyması istiyorum. Abla dedi, şimdi ben sana en güzelinden bir SÜT KUZUSU çekiyim. Daha sabah indirdim. İyi dedim çok güzel. Nerden bileyim ben ne ne eti, çok da düşkün de değilim zaten. Öyle o hazırlarken ‘ neden süt kuzusu adı ‘ dedim. Demez olaydım. Henüz sadece anne sütüyle beslenen kuzuymuş. 20-30 günlükken sütten keserlermiş ve sofralarımıza gelirmiş. Dondum, düşündüm, aklımın oyunları bitmedi. Bir anda midem bulanmaya başladı. Öğürüyorum ama nasıl, duramıyorum ayakta. Eşim herhalde et kokusundan kötü oldu dedi. Ama ne koku ne başka bir şey. Aklımdan sadece çocuğuma sağdığım sütlerden elim kaydı da birazı döküldü diye ağladığım an geçiyor. O toplasan 10 damla edecek süt için nasıl ağlamıştım. Dedim biz almasak olur mu ? Abla çoktan çektim bunu taze çekip taze vermek lazım süt kuzusu vs diye anlatıyor. Anlatma be adam işte. Eve geldik. Kıyma dolapta. Eşimddedim götür bunu. Çocuğum her yediğinde aklıma gelecek. Durduramıyorum ki o an mide kramplarımı, bulantılarımı.
Ben vejeteryan değilim, et yemeyin şöyle böyle diye serzenişte bulunan bir insan da değilim. Ama bu düşünceden alıkoyamıyorum kendimi. İçimde de tuhaf bir çocuğumun yemesi lazım mı ? Yedirmesem acaba bir eksiği çıkar mı ? Aman sanki herkes yiyor mu ? Bir sürü soru çıkıyor. Bugün de o kadar dert içinde bunu kendime dert edindim.