Mavi1602 hocam bir gün derste şu hikayeyi anlatmıştı
Çocuğun biri küçükken çok inatmış her şeyi ağlarmış istediği bir şey olmazsa kendini yerden yere atarmış. Bir gün bir çatalla oynamak istemiş annesi de çok ağlıyor diye elinden almamış ve oynamasına müsaade etmiş ve gözüne batmış gözü kör olmuş. Çocuk büyümüş 7-8 yaşlarına geldiğin zaman annesine sormuş benim neden bu gözüm kör diye annesi de sen çatalla oynamak istedin ve elinden alınca da çok ağlıyordun sen ağlama diye elinden almadım o da gözüne girdi kör oldun demiş. Çocuk da anne ölene kadar ağlayamazdım ya illaki susacaktım neden izin verdin demiş.
Bu hikayeyi çocuğumun eğitiminde hep dilime pelesenk olan bir şarkı gibi beynime kazıdım. Benim kızım da 17 aylık her şeye inat ediyor her şeye ağlıyor istediği olmayınca kendini yerden yere atıyor zararlı zararsız ne var ne yok her şeyle oynamak istiyor vermeyince kendini parçalıyor kafasını duvarlara bile vuruyor ama vermiyorum zararlı olanı onu anlatmaya çalışıyorum veya vermek istemediğimi bozulacak olan şeyleri anlamasa bile o tür şeylerin oyuncak olmadığını ona aşılamaya çalışıyorum. Ve bir yerden sonra ağlama nöbetlerinin azalmaya başladığını fark ettim sizin yapabileceğiniz en büyük şey zararlı olan ve oynamaması gereken şeyleri çocuğunuzun göz hizasına inerek anlamasa bile anlatmaya çalışmanız hayır öğretmeniz ve bunda kararlı olmanız. İsterse yarım saat ağlasın sonsuza kadar ağlayacak değil, ağlamasın diye her şeyi ona sunarsak tamam canım sen yeter ki ağlama al dersek bir yerden sonra ağlamayı kendini silah edilen çocuklar elde etmiş oluruz.