Burada da paylaşmak istedim…
-Her tarafını ele geçirdiğiniz o şehirlerde artık doğa yok.
-Çöp kutusu kenarları hiçbir zaman onların doğal yuvası olmadı.
-Çöp kutusu kenarları hiçbir zaman onların doğal yuvası olmadı.
-Şehirlerde avlanacak hiç bir şey yok. Sadece çöpler ve onlar var.
-Ortalama bir kedinin ömrü 16 sene. Sokakta ise en fazla iki ya da üç yıl yaşayabiliyorlar.
-Bir çoğunun tek desteği onlara bakan insanlar.
-‘ Ah ne kadar tatlı’ deyip geçtiğiniz yavru kedilerin çoğu sadece bir kaç gün yaşıyor.
-Neredeyse hepsi bozuk gıda tüketmekten ya da onlara uygun olmayan şeyler yemekten sindirim sistemi hastalıklarına sahip.
-Kısırlaştırma daha fazla muhtaç ve hasta hayvan ölümünü engellemek için yapılıyor.
-Her yerde arabalar binalar ve insanlar var. Zamanında içine sığındıkları ağaç koğukları mağara ve oyuklar yok.
-İnsanlar tarafından şiddet görüyorlar dövülüyorlar ve öldürülüyorlar. Ciddiye alınır hiç bir cezası yok.
-Toprağa patilerini değdirebilen çok az şanslı var. Park ve mezarlık kedileri nispeten daha şanslı.
-Soğuk ve karlı havaları atlatamıyorlar çoğu ölüyor. Esasında dokuz canları yok, yarım canları var.
-Kendilerini korumayı bilmiyorlar. Binlerce yıl önce bunu onların elinden aldık.
Onların canı bizimkinden daha az kıymetli değil. Onlar da anne oluyor onlar da emziriyor. Her şeyi mahveden tabii ki insanoğlu… Çocuğumu götürdüğüm parkta neden köpek var demeden önce o parkın bulunduğu alanda daha önceden ne vardı diye sorgulamakla başlayabilirsiniz. Önümüz kış hepsi üşüyecekler, aç kalacaklar. Bu sene yavrularımızın hatırına daha merhametli daha özenli hareket edelim ve dostlarımızı elimizden geldiği kadar koruyalım…