busracicek ben 1,5 yaşında izletiyordum belirli bir süre şartıyla. Açıkçası teknoloji çağında, evlerde bir televizyon, tablet, anne baba elinde telefon görerek yetişen çocukları bu tarz şeylerden uzak tutabilmek pek mümkün olmuyor.
Elbette tutabilen vardır ama çoğumuzun hem çocukla ilgilenip, hem ev işi yapıp, hem yemek yapmaya yeterli enerjisi ve gücü olmadığı düşüncesindeyim. İllaki insan biraz olsun işini görebilmek için açmak mecburiyetinde kalabiliyor o televizyonu.
2 yaşına kadar izletilmemesi öneriliyor, 2 yaş itibari ile orantılı olarak 10 dakika artırılmalı diye bir bilgi okumuştum yanlış hatırlamıyorsam.
Benim başlangıç için tercih ettiğim çizgifilmler Trotro, Bheem ve Kaplan Daniel’di. Birer bölümle sınırlıydı. Cocomelonda izletiyordum arada bazen. Sonra Cocomelon’u daha çok sevmeye başladı. Zamanla şarkılara kendince eşlik etti, figürleri yaptı, hatta ingilizce 10’a kadar saymaya ve alfabeye eşlik etmeye aşinalık kazandı. Ben de kitaplarla, küplerle destekledim bu aşinalığını. Five Little Monkeys şarkısını ezberledi, The Wheels on the Bus şarkısına eşlik etti hem söyleyerek hem de hareketleriyle. Faydalı içerikler izletildiğinde (süreye dikkat ederek) faydalı olduğunu düşünüyorum hatta.
Şu an 26 aylık olmak üzere. Konuşmasında herhangi bir geriliğe sebep olmadı. Uyaran eksikliğine de sebebiyet vermedi. Ortak dikkat, göz kontağı, sese tepki her zaman oldu. Sınırlar koyup, bu sınırlar içinde ekran özgürlüğü tanıdığım için süresi bitince kapatmayı kendi de öğrendi. Yani ebeveynin bilinçli davranışıyla ekranı fırsata çevirmek mümkün. Çocuğa reklam, gündüz kuşağı, Kral Şakir gibi yaşına uymayan çizgifilmler izletilmediğinde faydası görülecektir bence. :)