Algan-29-06 #tomris4 #ilk3ay #ciciannelerenot #genelbilgiler #memekavrama #doğruemzirme #dogruemzirme #emzirmesıklığı #emzirmesikligi #emzirmesüresi #emzirmesuresi #emzirmepozisyonu
Tomris’in Emzirme Notları – 4: Temel Bilgiler (1)
KAVRAMAYA VE POZİSYONA DİKKAT!
Bu ve bir sonraki yazıda temel bilgileri hızlıca gözden geçirmeye çalışacağım: Kavrama, emzirme sıklığı ve emzirme süresi. Bunlarla ilgili klasik bilgileri gerek internette gerekse kitaplarda bulabilirsiniz. Burada bazı çok önemli bulduğum hususları ve kendi tecrübemde özellikle faydasını gördüğüm veya az rastlanan bir bilgi olduğunu düşündüğüm püf noktalarını aktarmaya çalışacağım.
Emzirmenin başarılı olması için üç temel faktör var:
• Kavrama, yani bebeğin meme başı ve etrafındaki kahverengi haleyi ağzı ile doğru bir şekilde kavraması
• Emzirme sıklığı
• Emzirme süresi
Eğer bebeğiniz yeterli kilo almıyorsa bunlardan bir veya bir kaçında sorun var demektir. ( Yalnız bu değerlendirmede bebeğin veya sizin altta yatan bir sağlık sorununuzun olmadığını, bebeğin miyadında, yani zamanında normal kiloda doğduğunu varsayıyorum. Prematüre veya sağlık sorunu olan bebeklerde veya sağlık sorunu olan annelerde durum farklı) Önceki yazılarımda (Tomris’in emzirme notları-2) aktardığım gibi, biberon ile mama vermek bu faktörlerden özellikle kavramayı ve emzirme sıklığını olumsuz etkiler. Bu yazıda ilk faktörü, yani kavramayı, ve doğru kavrama için elzem olan emzirme pozisyonu konusunu ele alacağız.
Kavrama
Bebek doğduğu andan itibaren içgüdüsel olarak kavramayı, yani meme başı ve etrafındaki kahverengi haleyi ağzı ile doğru bir şekilde kavramasını bilir (yoğun biberon kullanımı ile zamanla unutabilir veya kolaylığı sebebiyle biberonu tercih edebilir, o ayrı). Bebek memeyi kavramayı ve emmeyi bilir ama bunları kolaylaştıracak şekilde vücudunun pozisyonunu ayarlayamaz. Bu annenin görevidir. Anne, bebeğin ve kendisinin vücudunu kavramayı kolaylaştıracak ve emzirme süresi boyunca doğru kavramayı koruyacak pozisyonlara getirmelidir.
Birçok kaynak doğru kavramanın nasıl sağlanacağını anlatır. En sık önerilen yöntem şudur: bebek memenin karşısındayken ağzını tam olarak açmasını bekleyin. Ağzını tam açtığında ensesinden tutup memeye yapıştırın. Bir çok anne bu yöntemle doğru kavramayı yakalar. Bu yönteme şöyle bir ekleme yapılabilir: bebek memeyi aldıktan sonra hemen elinizi veya bebeği gevşetmeyin. Bebeği ensesinden veya omuzlarından biraz daha yaklaştırın kendinize. Bu yöntem kavramayı güçlendirir.
Özellikle ilk hafta ve aylarda bebeğin çenesi memenin ağırlığını taşıyamayabilir, o yüzden bebek güçlenene kadar memenizi elinizle desteklemenizde fayda var. Bunun için C tutuşu öneriyoruz (başparmak meme başının üzerinde, diğer dört parmak altında memeyi tutuyor). Yalnız elinizin bebeğin ağzına yakın olmamasına dikkat edin, bebek çenesini rahatlıkla açıp kapatabilmeli, eliniz buna engel olmamalı.
Kavramada sorun varsa kendini iki şekilde gösterir:
- Bebek iyi beslenemez, yeterli sütü alamaz. Bunu kapatmak için daha uzun memede kalabilir, daha sık acıkabilir veya kilo alması yavaş olabilir.
- Meme başında acı olur, zamanla yara ve çatlaklara dönüşebilir. Çünkü meme başı ancak bebeğin ağzının derinliklerine girdiğinde ve arkadaki yumuşak damağa eriştiğinde rahat eder. Bunu doğanın bir uyarı sistemi gibi düşünebilirsiniz, annenin meme başı acıyorsa emzirmede bir sorun var demektir, çözülmesi gerekir. Meme başında acı ve yara konusuna farklı bir yazıda daha detaylı eğilebiliriz.
Pozisyon
Birçok anne doğru kavramayı başta yakalar, ama bunu korumak da önemlidir. Bunun için de doğru pozisyonda olmak gerekir.
İkizlerimi emzirdiğim ilk haftalarda onları sık sık ve istedikleri kadar memeye koyarak görevimi yerine getirdiğimi sanıyordum. “Ben onları memeye koyarım, onlar da emerler” diyor, pozisyonlarına dikkat etmiyordum. Bir saat, bir buçuk saat memede kalıyorlar, ben ayırmazsam bir türlü memeden düşmüyorlardı. Süt de yeterli gelmiyordu, kilo alımları yeterli değildi. Haftalar geçti ama meme başı yaralarım iyileşmeyince bir şeyi yanlış yaptığımı anladım. Kavramaya başta dikkat ediyordum, ama onu korumaya dikkat etmiyordum. Bebekleri aynı anda emzirmeye çalıştığım ve pozisyonlarına dikkat etmediğim için bir süre sonra aşağıya kayıyorlardı. Bu pozisyonda hem meme halesinin arkasındaki süt kesecikleri verimli boşalmıyor, hem de süt kanalları kapanıyordu. Bu yüzden de yeterli süt alamıyorlardı. O nedenle ikisini ayrı ayrı emzirmeye başladım ve doğru pozisyonda olmalarına dikkat ettim.
Bebek bir kez kavradıktan sonra rehavete kapılmayın, emzirme seansı boyunca o kavramayı korumaya gayret edin. Çünkü kavramayı en çok sabote eden şeylerden biri bebeğin ağzında memenin emzirme seansı boyunca kayması ve bebeğin memeyi azar azar kaçırması. Bu nedenle pozisyon çok önemli.
Kavrama ve emzirme pozisyonları konusu çizimlerle La Leche League (LLL) Türkiye web sitesinde çok güzel ele alınmış. La Leche LeagueInternational emziren annelerin oluşturduğu dünya çapında bir topluluk, emzirme konusunda en başarılı bilgileri verdiklerini düşünüyorum. Türkiye web sitesinde uluslararası (İngilizce) olana göre daha sınırlı bilgi var ama temel konular, özellikle emzirme pozisyonları konusu yeterli derinlikte kapsanmış. Bu sayfaya bakmanızı ve okumanızı öneririm.
Bunlara ek olarak doğru pozisyon için bir kaç püf noktası:
• Bebeği vücudunuza mümkün olan en yakın pozisyonda tutun. Karnı karnınıza değmeli. Yüzü memenize bakıyor olsun.
• Benim tecrübeme göre en rahatsız pozisyon, evde yatağımda, yani lohusa yatağında dik oturarak emzirmekti. Yatakta oturursan bacakları ya uzatacaksın ya da bağdaş kuracaksın ki her ikisi de uzun süre korunabilen pozisyonlar değil o ortamda. Bir süre sonra omuzlar düşüyor, bel ve bacaklar ağrıyor. Ayrıca koltuğun kolu gibi dirseği koyacak bir yer olmadığı için bir süre sonra bebeği taşıyan kol ağrıyor. Ağrıyan kol bebeği daha gevşek tutuyor, bu da bebeğin kavramasını bozuyor, bebek aşağı sarkıyor, meme başı sünüyor.
• Lohusa yatağında bence en iyisi arkanızı ve sağınızı solunuzu yastıklarla destekleyerek arkaya yaslanarak, yani kaykılarak emzirmek.
• Arkaya yaslanarak, diğer deyimle kaykılarak emzirme konusunda farklı görüşler var. Kimileri kaykılarak emzirmenin kavramayı bozduğunu düşünüyor. LLL ise aksine arkaya yaslanarak, yarı oturur yarı yatar pozisyonda emzirmenin daha iyi kavramaya sebep olacağını söylüyor (bakınız Emzirme Sanatı kitabı ve LLL Türkiye web sitesi. ) Burdaki püf noktası bebeğin vücudunun anne vücudu üzerine uzanması (parelel veya verev bir şekilde). Böylece yer çekimi bebeğin memeyi kavramasına ve kavramayı korumasına yardım ediyor. Anne kolları ile bebeğe destek oluyor, ama onu taşımıyor. Özellikle meme başlarında hassasiyet ve acı sorunu olan annelere tasiye ediliyor bu pozisyon. Bu yöntemin bir güzel tarafı da inisiyatifi bebeğe vermesi. Dediğim gibi, yenidoğan bebekler içgüdüsel olarak emmeyi bilirler. Arkaya yaslanarak yarı oturur yarı yatar pozisyondayken bebeği üzerinize koyduğunuzda yenidoğanın içgüdüleri harekete geçiyor, memeyi aramaya başlıyor ve bulunca kavrıyor. Siz bir kolunuzla bebeğin üzerinizde kalmasına destek oluyorsunuz. Böylece öyle mi tutayım, böyle mi tutayım, ay tam ağzını açınca memeye yapıştıracaktım, ağzını açtığını kaçırdım filan gibi derdiniz tasanız olmuyor; bebek iç güdüleriyle işini yapıyor. İlk denemede olmazsa bırakmayın, bu yönteme birden fazla kez şans verin. İlk denemede “ne biçim yöntem bu, olmuyor, yapamıyorum” demistim ama yaşadığım bölgedeki LLL lideri ile telefonda görüştüğümde önerince bir kez daha denedim, sonra vazgeçemedim. Şu anda 5 aylık olan bebeğimin ilk haftalarından 3 aylık olana kadar bu şekilde emzirdim, çok faydasını gördüm. Tavsiye ederim.
• Yan yatarak (bebekle yüz yüze bakarak) emzirmek de iyi bir yöntem (bakınız LLL Türkiye web sitesi). Bu pozisyonda bir süre sonra bebeğin arkaya doğru giderek memeden uzaklaşmamasına dikkat edin. Bunun için bebeğin sırtını elinizle veya kolunuzla destekleyebilirsiniz veya bebeğin arkasına küçük bir yastık, kırlent ya da katlanmış bir havlu koyabilirsiniz. Yalnız emmeyi bitirip uyuduğunda bebeği sırt üstü yatırmayı unutmayın, çünkü bebek için en güvenli uyku pozisyonu sırt üstü uyumaktır.
• Eğer oturur pozisyonda emziriyorsanız tam dik oturun. Bebeğin gövdesi ve başı tamamen sizin gövdenize ve memenize dönük olmalı. Başınız yana dönükken rahat yemek yiyebilir misiniz ya da ağzınızdaki lokmayı rahat yutabilir misiniz? Pek zannetmiyorum. Bebekler de öyle. O yüzden bebeğin vücudu ve başı aynı yöne bakıyor olmalı (bazı uzmanlar bebeğin başı hafif anneye dönük olabilir diyor, benim tecrübemde de bu şekilde sorun yok, ama çok çok hafif bir dönüklükten bahsediyoruz).
• Her türlü pozisyonda bebeğin yüzü karşıya veya hafif yukarıya bakıyor olmalı. Başı öne doğru eğikken, yani çenesi göğsüne yaklaştıysa rahat ememez. Kendinizden pay biçin; başınız öne eğikken bir şeyler yemeyi ya da içmeyi hiç denediniz mi? Pipetle dahi olsa baş öne eğikken içmek, yutkunmak zordur. Bebek için de öyle. Emme ve yutkunmayı kolaylaştırmak için baş hafif yukarı bakıyor olmalı. Ayrıca baş hafif yukarı kalkık pozisyon doğru kavrama için gereklidir.
• Oturur pozisyonda emzirirken bebeğin altını yastıkla destekliyorsanız (ister düz yastık, ister emzirme yastığı) sert, içine kolay göçmeyen bir yastık olmasına dikkat edin. Bazı emzirme yastıklarının içinde küçük toplar ya da tanecikler var (hani şu eskiden reklamlarda çıkan Sobakava yastığı gibi). Bu yastıklarda, bebeğin ağırlığı altında kalan tanecikler zamanla kenarlara kaçıyorlar ve bebek aşağıya doğru kayıyor. Anne bunu farketmeyebilir ama bebek aşağıya kayınca meme başını da azar azar kaçırıyor veya meme başı sünüyor ve kavrama bozuluyor. O nedenle bazı emzirme yastıkları kavramayı bozan gizli bir tehlike. Emzirme yastığı kullanmayın demiyorum. Ben de kullanıyorum, belimin etrafında bebeğin altında tek parça bir yüzey olması işimi kolaylaştırıyor. Ama ilk aylarda emzirme yastığının altına destek olarak normal sert bir yastık koyuyordum ki bebek koyduğum yerde kalsın, sarkmasın.
• Meme başında yara varsa anne bebeği memeye daha tedirgin yaklaştıracağından ve emzirirken daha uzak tutmaya meyilli olacağından kavrama daha da bozulabilir. Bu bir kısır döngüdür. Meme başı yaralarının sebebi bebeğin memeyi yeterince kavrayamamasıdır. Bebeği kavrama sırasında ve sonrasında mümkün olduğunca kendinize yakın tutmaya dikkat edin.
• Ten tene temas süt üretimini artırıcı etki yapar, bebeğin memeyi araması ve emmesi için gerekli yenidoğan reflekslerini harekete geçirir. Annede de süt üretme hormonlarını ve süt akım reflekslerini tetikler. Ten tene teması en yoğun şekilde sağlamak için bebeği sadece bezi kalacak şekilde soyup belden üstünüz çıplak olacak şekilde onu emzirebilirsiniz. Kulağa biraz fantastik geliyor olabilir ama çok zevkli bir şey, yeni doğan bir bebeğin tadını çıkartmanın en güzel yollarından biri. Ayrıca, hem bebeğe hem de anneye duygusal olarak iyi gelir.