nursocum dün oğuzhan uğur un mevzular programıni izledim, babası emekli albay, ergenekondan içeri almışlardı yıllar sonra suçsuz olduğu için saldılar. Onunla ülke gündemini konuşuyorlar ve videonun sonuna doğru babası Atilla Uğur çok güzel bir hikaye anlatıyor. Hatta bununla ilgili post açacaktım ama hiç siyaset kavgası çekemem diye açmadım. Vakti zamanında bir hükümdarın kocaman atları ve filleri varmış. Savaşa bu hayvanlarla girerlermiş, o kadar büyükler. Atların yem saati gelince yem borusu öttürülürmüş ve hayvanlar bilirlermiş ki yemek gelecek, beklerlermiş. Bir gün bu hükümdar askerleri ve hayvanlarla birlikte gemi seyahati yaparken atların yemi bitmiş. Acıkmaya başlayan hayvanlar huysuzlanıp tepinmeye başlamışlar. Hükümdar yem borusunun çalınmasını emretmiş. Demişlerki ‘efendim ama yem yok’ olsun, boruyu çalın demiş. Yem borusu çalınınca atların hepsi sakinleşip beklemeye başlamışlar. Bir süre geçmiş yem yok tabi, hayvanlar yine huzursuzlanıp tepinmeye başlamışlar. Yine yem borusu çalınmış ve yem gelecek diye susmuşlar. Yolculuk bitene kadar atlar her huzursuzluk çıkardığında yem borusu öttürülerek zaptedilmiş, kandırılmışlar. İsyan çıkaramadan yol bitmiş. Ve diyor ki sayın Atilla Uğur ‘Siz yem borularına kanmayın.’ O yüzden bu millet ayaklanamaz, öttürürler bir boru. Sen, ben ayakta tek kalırız, bizleri de sindirirler. Allah sonumuzu hayır etsin, ama ben umudumu yitiriyorum