HeartShapedGlasses yalnız hanımefendi çocuğu odada tek bırakıp, ağlasa bile tepkisiz kalarak başarmamış bu bilinci sanırım. Zaten bu şekilde ne bir uyku bilinci olur ne de bir uyku eğitimi.
Çocuğu uyku öncesi bir rutine alıştırırsanız zaten uyku saatinin geldiğini anlar. Mesela duş aldırmak, pijamalarını giydirmek, ortamın ışığını minimuma indirmek, bir uyku arkadaşı edinmesini sağlamak, yanına yatıp temasta bulunmak, aynı odanın içinde gerekli görülürse temas halinde olarak uyumasını beklemek gibi gibi…
Çocuğu “hadi uyuyosun” diyip yatağına yatırıp çıkmak, ağlasa da tepkisiz kalmak elbette güvenli bağlanmayı zedeleyen bir şey. Onlar robot değil sonuçta, her istediğiniz saatte uyumuyorlar maalesef. Ağlamasına tepkisiz kalınan çocuk mecburiyetten uyur. Çünkü bilir ki kimse onu almayacak, ağlamasına tepkisiz kalacak, ağlamaktan katılsa da kimse yanına gitmeyecek. Uyumaktan başka çaresi var mı? Çoğu zaman ağlamaktan yorgun düşüp uyurlar hatta. Uzmanlar da bu yöntemi hiç doğru bulmuyor. Öğrenilmiş çaresizlik deniyor buna.
Bu sizin için doğruysa elbette bu yöntemi seçebilirsiniz ama doğru yönlendirmede bulunan kişilere de “bikbikbik konuşur” dememelisiniz.😊