Merhaba arkadaşlar. Bugün birazcık dertleşmek için yazıyorum bu postu. Çok fazla kişi okumuyor biliyorum ama benim gibi canı sıkılan bir anneye ufak bir faydam dokunur belki. Oğlum 13 aylık 2700 g doğdu. Çok şükür sağlıklı bir bebek ufak tefek sıkıntılar haricinde her şey yolunda gidiyor. Ancak bizim aile olarak hayatımız çok aktif geçiyor. Gerek doğduğu günden itibaren başlayan pandemi süreci gerek bizim yurt dışında yaşamamız, oğlumla her zaman istediğim kadar ilgilenemiyorum. Yurt dışında tek başına bebek büyütmek gerçekten çok zor yaşayanlar çok iyi bilir, hele kendi sağlık sorunlarınız varsa kolunuz kanadınız kırık çırpınır durursunuz. Gelelim kiloyla ilgili soruna. Kendim de zayıf uzun bir insanın hiç bir zaman kilo alamadım istemedim de. Oğlumun da kilolu olamayacağını biliyorum olduğu haliyle sağlıklı olması bana yetiyor. Ancak bu konuda yeri geliyor aile yeri geliyor akraba hep bir şeyler işitiyoruz. Ben hiç bir zaman kafama takmasam da gün geliyor acaba ben mi yaptım diye insanın yüreğine taş oturuyor. En büyük taşı da bugün hissettim. 1 aydır amerikadaydık ve sular elektrikler kesilmişti orda. çok nadir olan bir durum olduğu için bir hafta boyunca sorunu çözmediler. Ortalıkta çocukla harap olduk. Ev toplama yerleşme Türkiye’ye dönme süreci ve hepsini ağızda kat kat maskeyle yapmak beni bile zayıflattı. Ki oğlum alması gereken 200-400 g her neyse alamadı. Üstelik grip olmuştu zaten yemesi gerektiği kadar yemeye hali de olmadığı bir dönemdeydi. Ben hepsini normal karşılayıp sağlıklı olmasına şükrederek bugün hiç bilmediğim bir şehirde özel aşısını olması için bulduğum ilk doktora götürmek zorunda kaldım. Çocuk doktoru olmayı haketmeyen dahiliyeci kıvamında doktorları bilirsiniz Ankara Sincan koru Fahrettin isimli doktor. Çocuğu sıkıştır bacaklarının arasına vs gibi ilginç isteklerle muayene etti. Ardından tartıp çocuğunuz olması gerekenden 1750 g zayıf dedi ve bunu biraz değil bayağı zayıf diye gülerek söyledi “bariz gülerek”. Şimdiye kadar hiç kafama takmadığım bu durum ilk kez beni üzdü. Çünkü bunu gerçekten bilgisi olduğunu düşünen bir insan dalga geçer gibi gülerek söylüyordu. Bende kibarca 2700 doğdu olması gereken 3500 doğanla aynı değildir sanırım diye sorduğumda ha diyerek kalıplaşmış
çetelesine tekrar baktı. -ha iyi çok değil o zaman ama yine eksik kilosu diye mühürü bastı. Üstelik ekledi bir dahaki kontrolde görüşürüz.
Oğlumun sağlıklı olmasına bin kere şükrediyorum her zaman da şükredeceğim. Şimdiye kadar elimden gelen her şeyi yaptım her zaman da yapacağım. Ben 31 yaşında olması gereken ideal kiloda olmayan olabildiğince sağlıklı bir anneyim. Görünen o ki oğlumda benim gibi olacak.
Sizin de hikayenizde kalbinizi yaralayan insanlar varsa üzülmeyin, ben bir daha görüşmemek üzere ayrıldım oradan. Sizler de mesafe koyun. Biliyorum çocuklarımız her zaman yarış atı gibi katıldılar bu hayata. Bilgisi, başarısı, boyu, kilosu kaç kelime söylediği, yeri geliyor en yakın arkadaşlarımız tarafından yarıştırılıyoruz. Allah hepimize güç, sabır ve sağlık versin.
iyi kalpli nasıl konuşması gerektiğini bilen insanlarla doktorlarla karşılaştırsın.
bu arada doktorun bana “- tabi gündüz emzirirsen olacağı bu, kim demişse bunu yanlış demiş. Gerekirse memeden kes, sonra yemesi gerekeni yemiyor.
sabah kahvaltı Etsin, üstüne yoğurt meyve sonra sebze çorbası, akşam da etli yemek, yatmadan da muhallebi yesin.”! Tavsiyesini siz güzel anneciklere bende söylüyorum, dinlerseniz. 😃