Rabiays “Gözlerimiz hakkında unutulan bir sünneti paylaşayım sizlerle. Günümüzde bir çok insan göz kuruluğu, göz batması, göz iltihabı sebebiyle çeşitli damlalar, kremler kullanıyor.. Hatta çok garip gelecek belki ama "göz kuruluğu" problemlerinde reçete edilen o damla aslında ilaç değil, suni gözyaşıdır.. Kendi gözyaşları göze yetmiyor ve eczanelerden "yapay gözyaşı" alıyorlar.. Rasulullah "çok ağlayın, ağlayamıyorsanızda ağlamış gibi yapın!" buyururken neyi kastetti? Kalbimizin yumuşamasını kastetti lakin bu sadece bir yönü.. Oysa onun her kelamı binbir hikmet içerirdi.. Çünkü göz hijyenini sağlayan tek şey gözyaşlarımızdır. Şuan hiçbir teknoloji size gözünüzü nasıl dezenfekte edeceğinizi söyleyemez, bazı kimyasallar önerirler bunlarında binbir türlü yan etkileri ve komplikasyonları vardır.. Bizi bizden çok düşünen, anamızı babamızı feda edeceğimiz o güzel Rasul bakın ne buyuruyor: -Abdest aldığınız zaman gözlerinize abdest suyundan içiriniz! -Amenna ve Saddakna! Yani buyuruyor ki yüzünüzü yıkarken gözlerinizi açın! Gözleriniz o suyu içsin, şifalanın! Ve biz bugün bir çok hastamızın "göz kuruluğu, göz batması, göz iltihabı" gibi rahatsızlıklarının sünnetle amel ederek düzenli abdest ile azami dereceye indiğinin yakın şahitleri olduk.. Unutturdular.. Ve korkunç bir şekilde dinsiz, paraya endeksli, ölme ama sürün ebedi ilaç müşterisi ol alt yapılı bir sistemin müridleri yaptılar bizleri.. Oysa çözümü çok basit olan meselelerdi bunlar. İslam bunları bildirmişti, açıp okumadık ki! Her doğrumuzu aldılar elimizden, bizede bir poşet ilacı yüklediler. Bugün ingiliz kraliyet ailesinin sırf şifası keşfedildi diye hergün düzenli abdest aldığını kim biliyor Allah aşkına? Onlar bizi bizden iyi biliyorlar! Hersey İslam'dayken; biz en son ancak çaresiz kalınca onda aradık, en son çare olarak "hadi birde bunu deneyeyim!" Dedik.. Affet bizi Ey Rabbim.. -Muhammed nefsinden konuşmaz! Buyruğunu idrak edemedik.. Şimdi soralım kalbimize: -Sen ne emrettinde bizim hayrımıza olmadı, ne buyurdunda şifalanmadık Ya RasulAllah?”