Dilaramina Merhaba, öncelikle sizi cok iyi anlıyorum.
Ben ilk bebeğimi erken dogumla kaybettim, kaybın üzerinden 1 yılı geçerken hamile kaldım ve saglıkla kucagıma aldım çok şükür. Ama bu 2. lohusalıgım bebeğin sarılık olması, kayınvalide tripleri vs. kabus gibiydi. Bebek emmiyor ben emzirmek istyorum, vay sütün mü yok vs. hiç hayal ettiğim gibi olmadı, ve hep ilk bebeği kaybettim, bu cocugumu da kaybedemem ama basarısız mı oluyorum ben beceriksiz miyim veya mutsuz ve yorgun oldugumda eşimin cok istiyordun sen bakacaksın gibi sığ yorumları, cocuk olunca kıskanc eş depresyonuna girmesi ile ilk 1 yıl eş anne kayınvalide hiç destek olmadan kendi kendimi tüketerek geçirdim. Baskasına göre bu kurban psikolojisi oluyormuş bla bla. Ama bence değil. Bebeğim ilk 4 ay kucagımda üstümde uyudu, cogu gün 5 saat tubalete gitmeden az suyla geçirdiğim günler oldu. Öyle hırcın degildi ama ben sabah tuvalete bile giderken aglardı ( bu hala devam ediyor 26 aylık) bir de 9. aydan sonraki büyüme atagından sonra alt degiştirirken üst degiştirirken tepinip aglıyor, hiçbir sorunu yok, tuvalete alıstırayım diyorum istemiyor ona bıraktım ama kollarım bacaklarım cürük içinde. Bir haftadır ev işini bölerek ve onu da her zamandan daha fazla katarak yapıyorum ymek bile yapmadım bize onunkileri hazırlıyorum, ilgi gösteriyorum. Ama insanım bugün yine vurdu mesela tutamadım kendimi canım cok yandı, evimizde vurma kırma yoktur ama onun dürtüleri hızlıca davranısa dönüşüyor ve bu hızlıca yaptıgı için durduramıyorum. Bize de bu sene 20 aylıkken görenler nasıl dayanıyorsunuz böyle cocuk görmedik dediler. Kısaca her cocuk farklı ve her coxuk kendine özel. Cok cok ilgi istiyor bu dönem cocukları eskiler gibi değil. Hayat geçmişe göre maddesel olarak zor, imkanlar kısıtlı , yardımlasmalar azaldı bu da yeni annelere bir yük daha bindiriyor. Eşinizle konusun, bebeğiniz hırcın huysuz olsa da ( ki böyle etiketlemek bile dogru degil- eleştirmiyorum agızlarımıza pelesenk olmuş sadece) belirli günler işten gelince bebeğinizle baba saati yapsınlar. Siz de bu sırada ev işi değil kendinize en sevdiginiz seyi yapmaya calısın, evde kendinize ait bir köseniz olsun. Ayrıca bebeğiniz için homeopatik aromaterapi yaglarından faydalanabilirsiniz buhurdanlık gibi birşeyle. Kendiniz için kür halinde omega3 günlüz doz d vitamini, ve multivitamin kullanın( enerji için iyi gelecektir, bol su içmeye calısın) Bebeğiniz uyurken sen mutlu huzurlu bir cocuksun diye telkinlerde bulunun. Siz de az da olsa bakısınızı tutumunuzu degiştirmeye sabırlı olmaya çalısın, sürekli gülümsemeye , ne biliyim birşey tutunun. Sabah olmasını istemez hale geliyor insan anlıyorum. Mesela sabahları müzik acın eglenceli siz o müzige tutunun, hiçbirşey için ısrar etmeyin, ev işini vs. bırakın ya da süresini kısaltın bebekle olun ama stres olmadan aglasa da bu kendini ifade etme biçimi . Agladıgında aynı cümleleri net ve kısa sekilde söyleyin. Agladıgında seni anlamıyorum, sarılalım eger istersen gibi. Bunları size niye anlattım, cunku anneyiz robot degiliz, pandemi de kısıtlanmıs özgürlüklerimizin üzerine yeni bir
boyut getirdi daha da depresifiz. , evlat hasretiyle yanıp tutusan ben bile o günleri unutmus gibi davranabiliyorum ama desteksiz büyütmek gerçekten bazen hassaslaştırabiliyor. Önemli olan cok derin yaralar olusturmadan bu durumdan olumlu yoldan giderek kurtulmak. 18-24 ay arası cok daha farklı bir durum baslayacak o yüzden simdiden sabrı göstermelisiniz. Ve size tüm negatif cümleler söyleyen insanları düsünmeyin. 16 aylık bir bebekten bahsediyoruz, daha ön beyinleri gelişmemiş ve bu 25 yasımızda ancak tamamlanıyor ( ben kendime sürekli bunu hatırlatmaya calısıyorum ki kızmayayım, yaptıklarımızın cogunu algılasalarda sürekli aynı dpgruları yapmıyorlar ve yapmayacaklar) umarım size iyi gelecek şeyler olur hayatınızda, sevgiler💜