aslanlarin_mom Ben küçüktüm, yakın bir akrabamın kendinden yaşça büyük bir kocası vardı. Çok iyi efendi bir adamdı. Baya zengin bir aile (Ünlü bir markanın fabrikasına sahipler). Çocukları olmamış. Sonradan adam ölümcül hasta oluyor umutlu değiller, gözü açıkken evlat sevsin diye camiden bir bebek bulup getiriyorlar.Biz de onu kardeş belledik bastık bağrımıza. Sonra çok geçmiyor Adam vefat ediyor kadın ve kardeşi büyütüyor çocuğu. Her istediği yapılıyor. Mal mülk gani. Çocuk şımarık, sorumsuz büyüyor çünkü kadınlar yetişemiyor, baba figürü yok. Kurallar esnek. 13-14 yaşlarında, bir gün arkadaşlarından biriyle kavga ederken, sen evlatlıksın diyorlar, çocukcağız yıkılıyor tabi. Evi terkedip biyolojik ailesini bulmak için gidiyor. Ona bakan annesini dövüyor vs. bir süre sonra geri dönüyor. Buldu mu bulamadı mı bilmiyorum(ki bulması çok zor) ama maddi rahatlık ağır basıyor büyük ihtimalle. Sonrasında ergenlikle beraber sürekli başını belaya sokuyor, o okuldan atılıyor öbürüne gidiyor. 18ine gelince Amcaları(babasının ortakları) zorla imza alıyorlar mirastan feragat etmesi için. Fabrika hisseleri, ortak gayrimenkuller, para…Vermiyorlar. Neyse gel gelelim yıllar geçiyor. Şimdi çocuk düzlüğe çıktı. Güç bela olsa da okudu, fabrikada iş verdiler, evlendi. Anne de vefat etti. Bir sürü miras kaldı. Yaşayıp gidiyor. Çok şeyler yaşadı. Bir yanım üzülüyor ama bir yanım da bu kadar imkana rağmen neden kötü tercihler yaptı diyor. Bence bir çocuğu evlat edinirken biyolojik çocuğa gösterilen hassasiyetten çok daha fazlası gösterilmeli. Sadece tahtını değil bahtını da yapmak lazım. Hala içimdedir onun sevgisi kardeşim gibiydi. Sadece uzaklaşmak zorunda kaldık. Üzülüyorum