İnstagramda Psikolog Bahar Çakır’ın bir yazısına denk geldim. Benim çok hoşuma gitti. Sizlerle de paylaşmak istedim
Hissediyorum, güzel bir dokunuş bu- rahatlatıyor. Şimdi sıkıştım, karnım da acıktı, çok ses var, görüntüler bulanık. Mmm, süt ılık ve yumuşacık, mide borumdan geçişini hissediyorum. Yayılıyor içimde ve rahatlıyorum. Daha çok kucaklayın beni, kendi kendime sakinleşemiyorum. Yalnız kaldığımda kendimi boşlukta hissediyorum. Kucağına yumuşakça alıp, hafifçe çıkardığın sesler güvende hissetmemi sağlıyor. Offf, karnım ağrıyor! Hayır hayır dayanamıyorum, acıyı hissediyorum, hemen geçsin. Oh rahatladım. Şimdi şu değişik tırtıklı oyuncağımı biraz keşfedebilirim. Evet, ağzımda hissediyorum biraz sert, biraz yumuşak, soğuk ve eğlenceli. Şunu da mı ağzıma alsam, belki hepsini ağzıma alarak ne olduğunu anlayabilirim. Neyin ne olduğunu en iyi böyle anlıyorum. Brrr, gugagu, aaa kendim ses çıkarınca ne kadar değişik duyuluyor. Herkes gülüyor mu bana? Bu iyi bir şey mi? Evet, sanırım iyi. Beni seviyorlar. Ne yapsam hoşlarına gidiyor. Çok değerliyim. Yavaş yavaş dizlerimin üstünde keşfe çıktım, vay beee bu ne büyük bir dünyaymış. Biraz ürktüm, bu kadar keşif fazla geldi biri beni kucağına alsın. Lütfen bu kişi tanıdık biri olsun, ben bildiklerimden başkalarına henüz güvenemem. Benim en büyük ihtiyacım güvende olmak, karnımın doyması, kucaklanmak, uyumak ve güzel bakan gözlerle oyun oynamak. Ce-ee mi? Aaa nerede şimdi bu? Eyvah gitti mi? Ah, buradaymış nasıl korktum ama nasıl da rahatladım! Bugün çok şey gördüm öğrendim, gece aklıma hepsi gelince daralıyorum baş edemeyip uyanıyorum, kızma bana nolur büyüyüp öğreneceğim uyumayı. Yanımda ol, git bazen ama kavuşalım birbirimize kısa sürede