Uzun zamandır içimi kimseye dökemediğimden buraya yazmak istedim. Kusuruma bakmayın. Sorunsuz bir hamilelik süreci sonunda 38+5 de kızımı sezaryen doğumla kucağıma aldım. Her şey çok güzeldi. Ta ki doğum sonrası kontrole gidenr kadar. Kontroldeki doktor kızımı muayene edip gözlerini küçük buldu ve gözlerinin arasındaki mesafeden şüphelendi ki babasının gözleri gibi iriydi ama böyle demişti. Kendisine ısrarla sormalarım sonunda göz yapısından kaynaklı takip edelim demesinin altında kızımın down sendromlu olma ihtimalini düşündüğünü söyledi. 5 günlük anneydim ve duyduklarımla lohusalık birleşince elinde telefon sürekli araştıran, doktor doktor gezen bir kadına dönüştüm. Sonuş olarak bir ay sonunda kızımın şişliklerinin inmesiyle şüpheler gitti ama ben de derin izler bıraktı. Sürekli kızımın hareketlerini incelemeye internette doğru mı diye araştırmaya başladım derken Kızımın yatarken bacaklarında ellerinde seğirmeler şeklinde atmalar olduğunu gördüm. Hemen kızıma teşhis koyup epilepsi olmasından korktum. Bir ayda da bunun için ağlayıp doktor doktor dolaştıktan sonra çocuk nöroloğuna gidip kızımda benign uyku miyoklonisi olduğunu öğrendim ve bu endişemden de kurtuldum ama tüm uyarılara rağmen çocuğumu incelemekten geri durmadım. Ve kızımın sesler karşısındaki tepkisizliğini kafama taktım. Yenidoğan işitme testinden geçmesine rağmen bana duymuyor gibi geliyordu. Çünkü yüksek seste uyuyordu. Yanında konuşmamıza rağmen uyanmıyordu. Kulağının arkasında alkış ve parmak şıklatma sesine tepki vermiyordu. Bunu 3. Ay kontrolünde doktora sorduğumda kendisi de anahtarla kontrol etmek istedi ve bana duyuyor ama duymazlıktan geliyor kafasını cevirmiyor dedi ve göz teması kurmadığını söyledi. O anda dünya tam anlamıyla başıma yıkıldı. Üç ay boyunca kızımla bol bol sohbet etmem göz kontağı kurmamı istedi. Çünkü kızım 3 aylık olmasına rağmen hece cıkarmıyordu. Eğer 6 aylıkken yine hece cıkarmazsa işitme testi, pedagog ve nöroloğa yönlendireceğini çocuğumu aslında çok ihmal ettiğimi söyledi. Haklıydı çok ihmal etmiştim. Kızımda çeşit çeşit hastalık aramak için telefonla geçireceğim zamanı onu severek onunla konuşarak geçirseydim belki bugün şu durumda olmayacaktım. İlk çocuğun tecrubesizliği, yakınımda kimsenin olmayışı, takıntıklı kişiliğim ile çocuğumu yalnız bıraktım. Şimdi onun ilgisini üzerime çekmek için her şeyi yapıyorum. Sabahları ve özellikle değişik sesler çıkardığımda ve farklı şeyler yaptığımda gözlerime bakıyor, kafasını sesime çeviriyor. Bazen kahkaha atıyor. Arada ağlarken memm memm diye ses cıkarıyor. Bazen buuuı diye de ses cıkardığı oluyor. Oysa 2 ayın ortasında agu agu diyordu ama zamanla bu agular yerini yukarıda dediğim seslere bıraktı. Gecen haftada sinitlendiğşnde aaaaa eeee sesleri cıkmaya başladı. Umarım çabalarım kızıma faydallı olur. Bunu okuyan kardeşim telefonda çocuğuna çare arama, yersiz şüphelerle güzel günlerini zehir etme benim yaptığım hataya düşme. Git çocuğunu öp, kokla sev endişen varsa doktora git kurtul. Kendini de aileni de benim düştüğüm girdaba sürükleme