BrcnBlgn benim oğlum da 24 mayıs doğumlu, ben size baştan beri yaptıklarımızı anlatayım, siz de yaptıklarınızla kıyaslayabilirsiniz ama bebekleri kıyaslamayalım çünkü hepsi kendine has karakterleri ile dünyaya geliyorlar ve biz ebeveynler olarak ya karakterlerini devam ettiriyoruz yani o bize değil biz ona uyuyoruz her konuda yada onun bize uyması için her şeyine ket vuruyoruz.
geç anne oldum, geç evlendiğim için, çevremde genç yaşta anne olmuş ve bebeğini kendi düzenine uydurmaya çalışan bir çok insan tanıdım ve denk geldim.
Biz başında emzik biberon kullanmadık, annem bizi (3 kardeşiz) hepimizi emzirmiş lakin kısa dönem, en fazla beni ilk çocuğunu emzirmiş 6-8 ay kadar. Biz de emzik biberonla büyümüşüz. Yemekle arası olmayan bir bebekmişim, vitamin alayım diye koca düdüklülerde ilik suları kaynatılırmış kaşığın ucuyla içer gerisini çıkarırmışım. Yani özetle zor bir bebekmişim.
Hamilelikte emzirmeyle ilgili; ya ben de kısa dönem emzirirsem diye çok endişelerim vardı ya sütüm gelmezse, çevremde normal ve sezaryen doğum yapan herkesin ikinci üçüncü günü sütleri gelmişti. Her şey tamam olsun diye doğumdan üç ay önce biberon aldım ve feysbuk Emzirme Sanatı grubuyla tanıştım, orada yazılan paylaşılan önemli bilgileri vs tabiri caizse yaladım yuttum. Doğumum sezaryen oldu, odaya çıkar çıkmaz da emzirdim. Hala daha emziriyorum, o biberonu da hastane valizine koymadım, eğer sütüm geç gelir yada hiç gelmezse en yakın eczaneden alınır dedim.
Neyse; önce kendi bedeninize ve sonra bebeğinize güvenin. Eğer hala emziriyorsanız (yazınızı tam sonuna kadar okuyamadım şu an ama okuyacağım) emzik ve biberonu bırakmak için geç değil.
Sizin yazdıklarınızdan aklımda oluşan düşünce şu; asla yanlış anlamayın kesinlikle sizi yadırgamıyorum yada eleştirmiyorum;
bebeğinizle mümkün olduğunca kaliteli zaman geçirin, illaki geçiriyorsunuzdur lakin AN’da kalın; yani oyun esnasında yada ona kitap okurken vs sadece aklınızda o an olsun, ev işleri kaynana koca komşu yada görümce elti yada başka bir stres sorun aklınızdan dahi geçmesin.
Ve eğer kısa süreli de olsa televizyon izlemesine müsade ediyorsanız bu da çocukların hırçın olmasına sebep olur. Sekizinci atak döneminden yeni çıktılar ve artık yavaş yavaş bebeklikten çıkıyorlar, kendilerinin yürüme çabaları, algılarının eskisi gibi olmayıp daha da açılması, dünyayı keşfediyorlar ve bu süreçte en büyük yardımcıları destekçileri en yakınlarında olan bakım verenleri( anne babane anneanne baba bakıcı teyze yada büyük kardeş ama en favorileri biziz.
Mesela benim oğlum bez değişimi sırasında gerçekten zorlanıyorum, ter içinde kalıyorum, çaresiz kalıyorum bağıramıyorum kızamıyorum ama anamdan emdiğim süt burnumdan geliyor(du) acayip şeyler yapıyorum bez değiştirirken ama o bantları bantlayana kadar işe yarıyor sonra babasını çağırıyorum ve az önceki hırçın bebek gidip yerine bez bağlarken sakin de kalabileceğini gördüğüm bebek geliyor.
şahsen hiç bir zaman ev işleri yemek temizlik ütü bunlar birinci planda olmadı, önce oğlum sonra kendim sonra eşim sonra evin işleri. Öncelik bebede çünkü daha hala bakıma muhtaç.
Ve asla uyku saatinde misafirlik gezme tozma vs yer vermedim, ve asla uyku sinyallerini kaçırmadım, ilk üç ay her şey yolundaydı,3.ayın bitimiyle algıları açıldıkça uyku saatleri kaos oldu, gece uykusunda sorun yaşamadık ama gündüz sıfır uyku, sabah 6:30-7:30 uyanıyordu akşam babası gelmeden önce 22:30-23:00de uyuyordu, sabah yine aynı saatte uyuyordu. Şimdilerde de uyumak istemiyor çünkü oyuncakları arabaları kitapları ve sitenin bahçesinde havlayan köpek ilgisini çekiyor balkona çıkmak istiyor çıkıyor kuşları yakalamak istiyor köpek havlaması taklidi yapıyor ya da bir nesneye kafayı takıyor (bunların hepsi uyku sinyali) esnemiyor esniyorsa da yakalayamıyorum çoğu zaman.
Mesela parka gidiyoruz ben onun emrine amade, elimden tutuyor nereye isterse ne yapmak isterse. Evin içinde de aynı şekilde ve gerçekten yorucu sıkıcı bazen bunaltıcı oluyor ama bunların tam tersini yapanların da bebeklerini görüyorum bariz fark oluyor, yine de mizaçları karakterleri farklı olmasına rağmen.
Özetle (valla uzun olmuş kusura bakmasın okuyanlar) bir anne bebeğine ne kadar ilgi gösterip anda kalırsa ve konuşursa (konuşmaktan hoşlanan birisi değilseniz günde en az bir saat kitap okuyun birlikte), bebekle ilgilenirsen kafada başka şeyler düşünülüyorsa, oyalansın da ev işlerini bitireyim diye de tv karşısına konuluyorsa (10 dakika bile olsa) Bebekler hırçın olabiliyor, uykudan kaçabiliyor.
Uzman psk. Rümeysa Demirörs’ün paylaşımlarını çok severim ve gerçekten yararlı bilgiler paylaşan bir uzman. Eğer bütün yazım sizin hoşunuza gitmez ise uzman psk. Rümeysa hanımın Instagramdaki gönderilerine bir göz atarsanız ne demek istediğimi anlayacağınızı düşünüyorum.
Çoklu besin alerjisi gibi konularda maalesef tecrübem yok yanlış yönlendirme yapmak istemem, bizde de alerji oldu kakada kan ile farkettik, yediklerimi not alıyordum bir süre, alerjiye sebep olan yiyecekleri hala tüketmiyorum.