Esrayukselkosu Merhaba, Dün akşam 41 haftalık doğum öykümü anlatmıştım ve devamı ile ilgili de yazacağımı söylemiştim. Öncelikle bi konuya açıklık getirmek isterim; doğumdan sonra gayet doğal biçimde happymom u sildim ve happykids i yükledim. Forumların ortak olabileceğine dair bi izlenime kapıldığım için doğum hikayemi yazdım :) yönetim için sorun teşkil etmediği ve hatta ilgi gördüğü için devamını da yazmamda sakınca olmadığı kanaatindeyim :) önceki yazımı bitirirken bebeğimi göremediğimden ve yoğun bakıma alındığını öğrendiğimden bahsetmiştim. Solunum sıkıntısı yaşıyor denildi. Araştırıyorum internette herhangi bir bilgi yok, var ama yok, yetersiz. Erken doğumda görülür deniyor, sezeryanda görülür deniyor ve ben sorguluyorum: 41 haftalık normal doğum yaptım peki benim bebeğimde neden var hiç emsal yok okuduklarım arasında? Solunum sıkıntısı denilen olay bebeğin ciğerlerindeki suyu tam boşaltamamasından ileri geliyor. Erken doğumlarda ciğerler henüz gelişmediğinden, sezaryenlerde doğum esnasında ciğerler sıkışmadığından dolayı görülebiliyor ama benim durumumda neden görülüyor? 4250 gramlık 54 cmlik bebeğim kanala girdiği andan itibaren çok az ilerleyebildi. Ben ne kadar sağlam ıkındığımı düşünürsem düşüneyim tam olarak oluşması gereken basıncı oluşturamamışım. Dolayısıyla bebek kanalda çok uzun zaman kalmış ve rengi morarmaya başlayınca da mecburen vakumla alınmış. Tek seferde dar olan kanaldan çıkabilen bebek ciğerlerindeki tüm suyu o sıkışma anında atıyor ama doğum uzun sürdüğünde suyun tamamı atılamadığından nefes alışverişinde problem yaşanıyor, bundan ibaret. Pozisyon olarak sola yatık olduğundan bahsetmiştim önceki yazımda, bu sebeple de vakumla çekilmesine ve 7 dikişlik bir kesi atılmasına rağmen omzu takıldığından köprücük kemiği kırılmış. Bu da bize tuz biber oldu tabii. Solunum sıkıntısı yaşayan bebek yenidoğan yoğun bakım ünitesinde neler yaşar? En çok canımı yakan şey 3 gün boyunca süt verilmemesi oldu. Odama alındıktan ve durumu öğrendikten hemen sonra Allah tarafından sakindim ve direk süt pompası istedim. Bebeğimden sorumlu hemşire beslenmenin nefes alışverişine zarar verebileceğini ve henüz süt veremeyeceklerini söylediğimde tüm sakinliğim gitmişti ve avaz avaz ağlıyordum. 3 gün boyunca kollarına ellerine ayaklarına sayısız noktadan verilen serumlarla beslendi oğlum. Ağladığı zaman sakinleştirilmedi, ciğerlerinin kendini toplaması için ağlaması gerekiyordu. Günde yalnızca 5 dk ve sadece anne baba yanına girebiliyordu. 3 gün sonra ilk defa 3 cc süt verdiklerini söylediklerinde alıp çıkıcaz zannettim. Midesine serum salarak verdiklerini öğrendiğimde küçük çapta baygınlık geçirmek üzereydim. Parmağının ucuna dahi dokunmamıza izin verilmedi. 12. Gün çok duygusal olduğunu şimdilerde farkettiğim bir an yaşandı yoğun bakımda. Beslenmesi arttırılmıştı, hala hortumla besleniyor olsa da. Altı değiştiriliyordu, gazı alınıyordu falan ama seviliyor muydu benim bebeğim? Sevilmeye de ihtiyacı olduğunu düşünmek ve kucaklayamamak o an dizlerimin bağını çözmüştü. Kövezin başında ağlaya ağlaya hemşireye yalvarmıştım “lütfen sen kucağına al, saçını okşa, öp bikere, sevilmediğini düşünmesin oğlum. Birinin onu sevdiğini göreyim bari” diye ağlamaya başlamıştım. Artık dayanamıyordum çünkü psikolojim allak bullak olmuştu. Hemşireler o gün bana kıyamamışlardı. Zaten 2 defa dezenvekte olarak giriyorsunuz içeriye ama içeride tekrar dezenfekte olduktan sonra elini tutmama izin verdiler. Bugünlerde çukurlu çukurlu olan o tombik parmakların kırılmasından korkmuştum o an.. 15. Gün ilk defa kucağıma aldım ve emzirilebilir dendi. 2 gün boyunca 1 beslenmesine giderek emzirdim. İlk emme anını videoya almıştım hala izler izler ağlarım. Göğsümde uyuyakalmıştı yavrum... 17. Gün taburcu olduğunda herhangi bir bebek kadar sağlıklıydı. Köprücük kemiği de kaynamıştı. Eve verdiğim sözü 17 gün sonra tutabilmiştim anlayacağınız.. 17 gün boyunca bakıp bakıp ağladığım boş beşikte uyuduğunu izlediğim her an hala gözlerim dolar.. Rabbim kucakları, beşikleri, evleri bebeksiz bırakmasın :) Konuyla alakalı sorusu olan olursa memnuniyetle bilgilendiririm:)
Fatma--- Esrayukselkosu okurken ağladım. Aynı şeyleri yaşamışız. Ben de oğlum bana küsmüştür ona sarılamadım onu yalnız bıraktım diye çok ağlamıştım. Allah kimseye o durumu yaşatmasın. Anneler bebeklerini sağlıkla kucağına alsın inşallah