(...)
Bebek ve küçük çocukların gece uyanması ve ebeveyn ilgisine muhtaç olması normal ve sağlıklıdır. Bu ihtiyaç bir hastalık olarak değerlendirilemez. Bebek için bu uyanmaların uzun dönem sağlık veya gelişim riski yaratması söz konusu değildir. Bebeğin ağlamalarına ve ihtiyaçlarına cevap vermek böyle bir ‘huy’ geliştirmesine değil tam aksine ‘ güvenlik duygusu’ gelişimine sebep olur. Çocukların gece boyunca uyumaya başlayacağı yaş çok değişkenlik gösterir. Bu konudaki bilimsel bilgileri erkenden öğrenmek, ebeveynlerin gerçekçi beklentiler geliştirmesine ve bebeklerinin uyku paternine daha kolay uyum sağlamalarına yardımcı olabilir. Çocuğun uyku ile ilgili zorlanmaları aile içinde yüksek bir endişeye yol açtığında aile ve çocuğun beraberce bir değerlendirmeden geçmesi uygun olacaktır. Böyle bir değerlendirmeye aşağıda sayılan hususların muhakkak dahil edilmesi önerilir;
*Bebeğin ağlamalarının gerçekten normal sınırlar dışında olup olmadığı
*Ailenin bebekten sonra yaşadığı izolasyon ve gerginlik gibi duygularının değerlendirilmesi
*Ebeveynlerin bebeğin ağlamalarına cevap verme kapasitesini etkileyen her türlü ailesel veya kişisel zorlanmanın (lohusa depresyonu dahil) saptanması. Bu tür bir değerlendirme ailenin sosyal destek ve/veya tedavi araştırmasına girişmesine sebep olabilir. Ebeveynlerin uyku kalitesini arttırmaya yönelik hiçbir yöntem bebeklerin gelişimsel veya duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasını engellememelidir. Kontrollü ağlatma veya uyku eğitimi yöntemleri, çocuğun ebeveynin sözlerinin gerçek anlamını anladığı zamandan önce kullanılmaya uygun değildir. Bebek veya çocuk ebeveynin her ihtiyaç duyulduğunda geleceğini bilmeye ve ebeveyni olmadığında da güvende hissetmeye ihtiyaç duyar. Çoğu çocuk yaklaşık olarak 3 yaş civarında iyi bir benlik duygusu geliştirmiş ve az çok ayrılık anksiyetesi ile baş etmenin kendine özgü yollarını bulmuş olur. Bu çocuklar uyku zamanlarında yalnız olabileceklerini anlayıp bununla baş edebilecek yollar geliştirmiş ve ebeveynlerinin ihtiyaç duyduğunda hemen gelebileceklerini anlamış olur. Bir çocuğun yalnız uyuyabilecek kadar güvende hissettiği zamanı anlamanın en iyi yolu ondan gelen işaretleri okumak ve uygun şekilde cevap vermektir. Daha büyük çocuklarda yaşanan gece uyanmaları ayrılık anksiyetesinin devam ediyor olmasına bağlı olabilir. Bir bebek veya çocuğun ebevynlerinden biri veya ikisiyle halihazırda ayrılık deneyimlemiş olduğu (hastalık, hastaneye yatış, ebeveyn yokluğu, ev dışı bakım veya boşanma gibi nedenlerle) durumlarda , gece uykusu zamanı, ayrılık gibi algılanıp çocuğun kolayca strese girmesine sebep olabilir. Bu çocuklar kontrollü ağlatma ile yaratılacak strese çok daha duyarlıdırlar. Böyle durumlarda aynı yatakta veya aynı odada uyumak çok değerli bir opsiyondur. Böylece tüm ailenin güzel uyuması sağlanabilir. (Bu yazı, aşağıya kopyalanmış olan Avustralya Bebek Ruh Sağlığı Enstitusunun kontrollü ağlatma ile ilgili bildirisinden Türkçeleştirilmiştir. Orijinal bildirinin kaynakları ve çok zengin ek okuma listesi, konu ile ilgili ileri okuma yapmak isteyenleri bekliyor.) (
https://www.aaimhi.org/key-issues/position-statements-and-guidelines/AAIMHI-Position-paper-1-Controlled-crying.pdf ) Gorsel: Dmytro Grankin Dr. Serap Reyhanioğlu Arıkan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı www.attachmentparentingturkiye.com
Daha fazlası için >>:
http://www.attachmentparentingturkiye.com/uyku-egitimi-ve-kontrollu-aglatma/