2,5 yaşında bir oğlum var. Sadece yaşadığımız 1 saatlik bölümü anlatmak isterim. 3 saatlik bir oyun grubuna gidiyor oradan aldım iyi hoş. Markete gitmek istedi ona da tamam. Portakal suyu istedi evde var dememe rağmen istediği için aldım. İlk kriz onu kasiyere vermek istemedi. Banda koyalım dedim yok inanın ısrar da etmiyorum resmen rica ediyorum. İtiraz bağırmalar. Sonra portakal suyu şişesini yere attı ve şişe patladı. Dökülen döküldü rezil olduk bir kere ona da tamam. Sonra dökülen portakal suyu üstüne suluğunu attı, şapkasını attı, çantamı atmak için ağladı, oyalansın diye kart verdim parayı öde dedim kartı banda soktum dedi kartı arıyorum yok yere düşürmüş zor buldum. Bu sırada ağlıyor ama hem kartı geri almak için hem portakal suyu için. Can hıraş oradan ağlayarak çıktık. Parka gitmek istedi. Yağmur yağıyor diyorum kıyamet kopuyor. Kucağımdan inmeye çalışıyor yoldayız. Gözlüğüm var çekip atıyor. Kucakta zor tutuyorum gözlüğümü bulmaya çalışıyorum. Komşularla karşılaşıyoruz bir yandan o bakışları tahmin edersiniz zaten. Markette de bana acıyan gözlerle bakan çok oldu sanırım. Portakal suyu dökülünce her çalışandan özür dilemeye çalışan ben. Bağırdığı ağladığı için daha çok yerin dibine giren ben. Eve girdim montumu çıkarma diye ağlıyor tamam çıkarmıyorum kucağa al diye ağlıyor alıyorum ağlayacak başka bişey buluyor.. bu ara YouTube dan bir aile meselesi izlemeye başladım. Oradaki 2 psikoloğun da 2 kızı varmış. Diyorum ki onların büyüdüğü sağlıklı psikoloji ile benim oğlum asla aynı şekilde büyüyemeyecek. Ben asla onlar kadar anlayışlı ve sakin olamayacağım, çocuğumu asla onlar kadar güzel ılımlı büyütemeyeceğim. Bu sefer de bunun için ben ağlamaya başlıyorum. Bilmiyorum doldum öyle.