ordek25 Canım, lohusalık sanki girip çıkılan bir dönem değil de, anne olduktan sonra zaman zaman geri gelen bir hâl gibi… Ben bunu çok hissettim.
Büyük oğlum o kadar zor bir bebekti ki uyku nedir bilmezdi. Uyutamazdım. Sürekli ağlardı, hep dışarı çıkmak isterdi. Bebek arabasına koyup balkona çıkardığımı, aşağıda küçük bir bahçe vardı oraya indirip uyutmaya çalıştığımı bilirim. Ama ben hep uykusuzdum.
Elektrikli süpürgeden, blenderdan, matkap seslerinden çok korkardı. Kimseye de bir şey diyemezdim. “Matkap çalıştırmayın mı” diyecektim, ne diyecektim? Çaresizce oturup ağladığım, krizler geçirdiğim zamanlar oldu. Eşimin nöbet günleri özellikle çok ağır geçerdi; kimseye anlatamazdım, ağlamaktan başıma ağrılar girerdi.
Şimdi iki erkek annesiyim ve bazen o günlerde hissettiklerim geri geliyor. Bazen gerçekten dayanılmaz oluyor. Kimseye hissettirmemeye çalışıyorum ama zor. Bir de çocuklar büyüklerinden, akrabalarından uzak büyüyünce buna ayrıca üzülüyorum. Kimseyi görememeleri, o bağlardan uzak olmaları içimi acıtıyor.
Anne olduktan sonra insanın kafası hiç susmuyor gibi… “Şunu da yapsaydım, bunu da yapsaydım, keşke şöyle davransaydım, neden erteledim?” düşünceleri bitmiyor. Lohusalık da sanki geçip bitmiyor; bazen azalıyor, bazen geri geliyor.
Saçımın beyazladığını gördüğümde elhamdülillah deyip şükrediyorum varlıklarına ama bu bitmeyen, tükenmeyen düşünceler yine de insanın peşini bırakmıyor. O yüzden şunu bilmeni istedim: Yalnız değilsin. Bunları hissetmen seni kötü bir anne yapmıyor. Sadece çok yorulmuş, çok yük taşımış bir annesin 🤍