annediye size bir şey sorabilir miyim?
Ben bir buçuk ay önce sokaktan turuncu bir tekir sahiplendim. İlk görüşte aşk bizimki. Yaz boyu sevdik eğlendik. Site içinde bir canlıydı. Kışa doğru aldım evimde bakıyorum. Ama sokağı çok özlüyor. Evin kapısını açınca fırlıyor. Kapıya gidip bebek gibi miyavlıyor ağlıyor bildiğiniz.
Ben de bir aydır bizde. Hayvan sıkıldı diye taktım taşmayı sokağa çıkardım. Unutmuş sokağı… yere bir yapıştı. Anladım ki bu artık sokakta yapamaz. Ama kedi hala aynı. Ağlayıp duruyor. Evden kaçıyor apartmanda bulabilirsem eve geri getiriyorum. Bir gün kaçtı. 5 saat sonra eve döndü. Açlıktan, yorgunluktan ölmüş. İki gün uyudu. İki gün önce de artık çok kaçıp durmasına, ağlamasına dayanamadım. Peşine düşmedim. Gece kaçtı. Sabah arabaların altında gördük. Çağırdık gelmedi. Ben de artık gelmek istemiyor sandım. Akşam üzeri balkona soğan almaya çıktım. Çıkınca etrafa bakarım. Bi baktım bu turuncu (Weasley) kafasını çıkardı arabanın altından, bana kendini göstermeye çalışıyor ama köpeklerden de korkuyor. Oğlum, gel dedim. Apartmana koştu. İki kapı da açıkmış. Girmiş içeri asansör kapısına kadar gelmiş. Hiç hemen atlayıp almadım belki gitmek ister diye. Bekledim. Koklaya koklaya asansöre girdi. Sonra aldım kucağıma çıkardım. Ben bu hayvana nasıl davranacağımı bilemiyorum. Hem eve alışmasını hem de sokağı özlemesini aynı anda nasıl yönetirim sizce?