Kızım doğduğu andan itibaren ciltte döküntüler ve inatçı konak problemiyle hayata merhaba dedi. İlk etapta Ankara’daki çeşitli devlet hastanelerinde muayene edildi; belirtiler “yenidoğan döküntüsü, isilik, sıcak kaynaklı cilt reaksiyonları” olarak değerlendirildi. “Zeytinyağı sürün, konak şampuanı kullanın” gibi önerilerle sürecin doğal olduğu belirtildi. Alerji olabileceği düşünülmedi, çünkü “alerjide kakada kan olur” algısı hakimdi. Güvendik, uyguladık. Ancak belirtiler geçmedi, aksine şiddetlendi.
Bu süreçte yaşadığım stres, süt üretimimi azalttı. Sütümü artırmak için yoğun sütlü gıdalar tükettim, ancak kızım emzirmeyi reddetti; çığlıkla geçen beslenme saatleri başladı. Doktora başvurduk, emzirme danışmanına yönlendirildik ve mamaya geçmemiz önerildi. İlk denememizde, inek sütü proteinli mamayı içtikten sonra kızımda morarma, göz kayması, şiddetli öksürük ve solunum sıkıntısı gelişti. Anafilaktik şok teşhisiyle acil müdahale edildi, adrenalin uygulandı. Bu olay bizim için bir dönüm noktasıydı.
İlerleyen haftalarda alerji testleri yapıldı ve süt, yumurta, soya proteinlerine karşı yüksek düzeyde IgE yanıtı tespit edildi. Hemen diyete başlandı. 4. ayında kilosu düşük olduğu için özel hidrolize mama (Aptamil Pregomin) verildi. Başta reddetti, vanilya şurubu ve pekmez ile destekledik, zamanla sade içmeye alıştı. Ek gıdaya geçişte her gıda sabah denenerek gün boyu gözlemlendi. Patates de tepki aldık onunda nişastasını bağışıklık sistemi süt ürünü gibi algılıyormuş ,kabuğunu soyduktan sonra 10-15 dakika ılık suda bekletilmeliymiş.
Daha sonraki denemelerimizde sorun olmadı.
Hassasiyet gösteren bazı tahıllar hariç çoğu gıda iyi tolere edildi.
Bu süreçte Etlik Şehir Hastanesi’nin takibinde olduk.. Sayısız dermokozmetik ürün, nemlendirici, şampuan denedik; kortizonlu ilaçlara geçmek zorunda kaldık.
Advantan+locoderm ( haftada 3 gün dönüşümlü yüz ve vücut)
Ketoral şampuan (haftada 1 kez saçdaki egzama icin)
Mustela konak şampuanı + Bioderma atoderm foaming ( her banyoda )
Bioderma atoderm shower oil ( her yıkamada ,ılık suda köpürtülerek kızım içerisinde 15 dakika bekletildi )
Yulaf ezmesi ile banyo( haftada 1 veya 2)
Doktorumuz bebek yağı ve zeytinyağının egzamayı artırabileceğini söyledi. Besinlerin yanında destekleyici probiyotik ( forbiome minies ),demir (bestiron) ve D vitamini (ocean d3) takviyeleri kullanıldı.
Demirde hatta şöyle bir sıkıntı yaşadık .
Ocean microfer almıştık , hemen döküntü yaptı.
Sonra anladık ki , içerisinde E211 kodlu sodyum benzoat (kanserojen) içeriyormuş…
Zamanla buğday hassasiyeti azaldı, ek gıdalar çeşitlendirildi. Ancak sosyal hayat tamamen sınırlandı. Kızım , alerjik bir ürünle temas ettiğinde nefes darlığı yaşayabiliyordu. Hatta evimize gelen yakınlarımız alerjen içeren gıdalar için günler öncesinden diyet yaparak gelir hale geldi.
1 yaşına yaklaşırken, Şehir Hastanesi sürecinin yavaş ilerlemesi nedeniyle başka bir doktora basvurduk ,Önceki testlere bakmaksızın, “Ben 1 yaşa kadar test önermem. Önce annenin yediklerini serbest bırakmamız gerek,” dedi. “Eğer annenin yedikleri tolere edilmezse, çocuk bu gıdalardan ömür boyu mahrum kalabilir” uyarısında bulundu. Önerdiği şekilde iki ay boyunca diyeti serbest bıraktım ve dikkatle gözlemledim. Alerjik tepki olmadı.
9.ayda Avrupa menşeili Priorix KKK aşısı yapıldı. Eser miktarda Yumurta içermesine ürünler rağmen sorun yaşanmadı. Sonrasında hastanede yapılan provokasyon testleriyle sütlü ve yumurtalı ürünler başarıyla denendi. Evde yoğurt, peynir, yumurta sarısı gibi ürünler kademeli şekilde verildi ve tolere edildi. 12. ayda da Kkk aşısı ve tüm provakasyon denemeleri olumlu sonuçlandı.
1 yaş sonrası farklı bir probiyotik markasına geçtik. Klaire labs ,Özellikle kabızlık ve alerji kontrolünde çok faydasını gördük. Süreç içerisinde son kalan alerjenler de yavaş yavaş tolere edilmeye başlandı. 18 ve 21 aylık testlerde süt, yumurta beyazı ve susam IgE seviyeleri hâlâ yüksekti; ancak klinik belirti gözlenmediği için alım devam etti. Yine de yanımızda adrenalin oto-enjektörü taşımamız önerildi.
Bu zorlu yolculukta en büyük zorluklardan biri de alerjik rinit ve çocukluk çağı astımı oldu. Özellikle 1 yaş yaz aylarında başlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, sık sık bronşiolite dönüştü ve astım tanısı kondu. HEPA filtreli süpürge, halısız oda düzeni, haftalık nevresim değişimi gibi önlemlerle iç ortam kontrol altına alındı. Şimdi bir hava temizleyiciyle destekleme hedefindeyiz.
7 Mayıs Çarşamba gunu daha önce kayısı tadımı yapmamıza rağmen yoğun kusma ve ishalle anafilaksi geçirdi.
Bugünlerde kızım alerji açısından büyük ölçüde rahatlamış durumda. Ancak bu sürecin bize öğrettiği en önemli şey; annenin gözlemi, sabrı ve bilgilenmesinin tedavi sürecinde ne kadar hayati olduğudur.
23 aylıkken kaju yedikden sonra gece hiç uyumadı ,
Bunun üzerine test yapıldı kaju kuruyemiş ve fındık alerjisi çıktı doktorumuz 3-4 yaşa kadar bu besinleri yememesini söyledi.


