Birçoğunuz biliyorsunuz ki burada en çok açılan konulardan biri akran zorbalığı. Peki gerçekten çocuğumuzu zorbalığa maruz kaldığında ne yapacağımızı biliyor muyuz? Ya da hangi yaşta bir çocuğun davranışı zorbalık olarak adlandırılır?
Maalesef birçok anne, zorbalık karşısında çocuğun ne yapacağını bilemiyor. Daha 2 yaşındaki bir çocuğa “Sana vurulursa sen de vur” deniyor. Ama böyle yaparak çocuklarımızı aslında daha çok şiddete maruz bırakıyoruz.
Bazıları “Senin çocuğun hiç zorbalığa maruz kalmadı, sorun yaşamıyor” diyebilir. Hayır. Ben, akran zorbalığı yaşamış bir çocuğun annesi olarak yazıyorum. Benimle aynı düşünen insan sayısı çok az. Şiddete karşı “Sen de vur” denilen yazıları gördükçe üzülüyorum. Çünkü şiddeti şiddetle çözmeye kalkarsak bunun sonu gelmez, akran zorbalığı da böyle uzar gider.
İlkokula başladığında çocuğumun okulda zorbalığa maruz kalması durumunda da “Sen de ona yap” demedim. Çünkü bu davranış pekişirse, kavga büyüyebilir, yaralanabilir veya daha kötü sonuçlar doğabilir. İnsanların konuşma aracı dili varken, neden elimizi kolumuzu kullanalım?
Çok küçük yaşlardaki çocuklar artık şiddet gösterebiliyor. Ama ona gösterilene karşı aynı şekilde davranmak, şiddeti uzatır ve ileride daha ciddi sonuçlara yol açabilir. Yaşı biraz daha büyük bir çocuk, sadece “Ben bunu şiddetle çözebilirim” diye davranırsa, ileri yıllarda çok ciddi zararlara neden olabilir.
Bazı kişiler, 1–3 yaşındaki bir çocuğun vurmasını zorbalık sanıyor. Bu gelişimdeki bir süreçtir; ama yanlış olduğu söylenmeli ve engellenmelidir. Örnek vermek gerekirse: 2 yaşındaki bir çocuk parktayken başka bir çocuğa vuruyor. Vuran çocuğun annesi özür dilediğinde bile bazı anneler kızıyor. Oysa çocuk uyarılmış; tekrar edilmemesi öğretilmeli.
Zorbalığa maruz kalan çocuk ne demeli, ne yapmalı? Bunların araştırılması gerekiyor. Çocuk karşısındakine net bir şekilde konuşabilir; okuldaysa öğretmene şikayette bulunabilir. Öğretmeni ilgilenmiyorsa ailesine söyleyebilir, ailesi de idareye başvurabilir.
Ben sürekli olarak oğluma şunu söyledim:
“Kendini savun, sana vuramazlar.”
“Yapamazsın, seni öğretmene söylerim.”
Yüksek sesle söylemesini istedim. Öğretmenine sürekli hatırlattım ve okulun rehberlik öğretmeniyle konuşmasını sağladım.
Çok şiddet gösteren bir çocuğa şiddetle karşılık vermek çözüm değildir. Eğer bir çocuk ileride sürekli şiddet gösteriyorsa, özel destek alması gerekir. Son çare olarak zorbalığa maruz kalan çocuğun başka bir okula veya farklı bir ortama yönlendirilmesi gerekebilir.
Elimizin altında artık teknoloji var. Bu araçları da doğru kullanarak, çocuklarımızı koruyabilir ve şiddetin önüne geçebiliriz. Kimse konuşmayı bilmedikçe, birisi sesini çıkarmadıkça, akran zorbalığı bitmez; aksine çoğalır.
Bu yazdıklarımın birçok kişi tarafından dikkate alınacağını sanmıyorum, ama en azından okunduğunda “Evet, doğru söylüyor bu annemiz” denmesini umuyorum.