Bazen düşünüyorum da…
İnsan ne çok şey sığdırıyor sessizliğine. Dışarıdan bakıldığında sıradan, günlük işler gibi görünse de, aslında içinde fırtınalar kopuyor. Herkes kendi hayatını yaşarken ben, koca bir dağın yükünü sırtımda taşır gibi yürüyorum. Yoruluyorum, hem de çok yoruluyorum… Ama ne gariptir ki, yoruldum dediğimde kimse gerçekten duymuyor.
Bazen evin içinde dolaşırken kendimi görünmez hissediyorum. Bir tabak toplanıyor, bir bardak yıkanıyor, bir çocuk gülüyor ya da ağlıyor… Hepsinin içinde ben varım. Ama yine de kimsenin gözünde yokmuşum gibi. Sanki ben herkes yaşarken onlara en sevdiğim çiçeği vermişim de, ben öldüğümde kimse mezarıma bir dal çiçek getirmemiş gibi…
Ben aslında çok şey istemiyorum. Bir el uzansın, “sen otur, ben hallederim” densin, sadece yarım saatlik bir nefes hakkım olsun… Hepsi bu. Çünkü evet, ben istersem koca dağı sırtımda taşırım. Ama insan bazen sadece “ben buradayım” diyen bir sese ihtiyaç duyuyor.
Geceleri uykumdan çalıyorum, çünkü gündüz bana nefes bırakmıyorlar. O sessizlikte huzur buluyorum. Herkes uyurken ben ayaktayım, çünkü gündüz göremediğim kendimi ancak o anlarda bulabiliyorum. Belki elimde sigaram, belki elimde bir bardak çay… O beş dakikalık molada aslında sadece sigara içmiyorum; içimden geçenleri, içimde birikenleri, taşıdığım yorgunluğu da yakıp dumanla göğe bırakıyorum.
Reglimle uğraşıyorum, iyileşmeye çalışan vidaların acısıyla boğuşuyorum, üstüne bir de evde herkesin arkasını topluyorum. Yoruluyorum balım… Çok yoruluyorum. Ama yine de günün sonunda ayakta duruyorum. Çünkü Ali Eşref var. O, benim eksik kalan çocukluğumun tamamı, en büyük gücüm. Bazen elimde kalan tek dayanağım onun bir gülüşü, bir sarılışı oluyor.
Ve işte bütün bunların içinde kalbim şunu fısıldıyor: “Sen yalnız değilsin. Senin varlığın değerli. Sen fark edilmiyor olabilirsin ama senin emeğin, sabrın ve sevgin bu dünyayı güzelleştiriyor.” Belki bir gün biri dönüp bakar ve der ki: “Sen ne çok şey başardın, sen ne büyük bir yükü sessizce taşıdın.” O gün geldiğinde ben, sadece “ben zaten her şeyi sevgimle yaptım” diyebilirim.
Ama şimdilik ben buradayım… Yorgun, kırık, yalnız ama hâlâ sevgiyle dolu.
Ve bu satırları yazarken tek dileğim şu: Okuyan herkes bilsin, ben küçücük mutluluklar için koca dünyayı omuzlamış bir kadınım. Ve içim ne kadar yorulsa da, hâlâ çiçek açacak kadar güçlü. 🌸🥹
Yorgunum evet,
ama tükenmedim.
Çünkü kalbimde,
beni yeniden başlatan
bir çift minik göz var.