Ben 9 ay aktif bir hamilelik geçirdim. Çalıştım, yedim içtim gezdim tozdum yerimde hiç durmadım. Oğlumu karnımdayken çok sevdim, sabah akşam onunla konuştum. Akşamları göbeğimi açıp dakikalarca tekmelerini izledim. Normal doğum yaptım, hooop oğlum kucağımda neye uğradığımı şaşırdım. Aylarca karnımda sevdiğim oğlum sanki benim değildi. Isınamadım bir türlü. Sanki komşu çocuğunu bana bırakmışta, bir kaç saat sonra gelip alacakmış gibi hissettim. Sakin bir bebekti, açıkçası beni çok yormadı. Fakat bir türlü ısınamıyordum işte. Eski hayatımı özlüyordum, çalışmayı özlüyordum. Rahatça uyuyup uyanmayı, gezmeyi, rahatça yemek yiyebilmeyi. Mama yedir, gazını çıkar, geri uyut. Bir hafta geçti 10 gün geçti. 1 ay geçti. Bunları hep içimde yaşadım, kimse beni yargılamasın diye sesimi çıkarmadım. Kendimide suçladım, aylarca karnında sevdin, doğsun diye günleri saydın şimdi neden diyordum neden böylesin. Çocuğu uyuttuğum gibi doğruca mutfağa koşuyordum sigara kahve içmeye. Hiç anlatıldığı gibi değil diyordum, bende bir sorun var diye düşünmeye başlamıştım. Sonra bir gün salonda uyuyorduk, galiba 2 aylık falan olması lazım. Nasıl olduysa koltuktan düşmüş ağlamasına uyandım. Görseniz nasıl ağlıyor içli içli hemen kalktığım gibi kucağıma aldım sımsıkı sarıldım onunla bende ağladım. O günden sonra bana gülücükler saçmaya başladı, içime alıp sokasım geldi. Günler haftaları kovaladı, haftalar ayları. Oğlumu canımdan çok sevmeye başladım. Onunla bi düzen oluşturmuştum kendime, rutinimizi çok seviyordum üstelik işime de dönmüştüm. Şu an 8 aylık aman allahım oturuyor, emekliyor nasıl olurda diyorum sevemedim seni doğar doğmaz, ölürüm yoluna o derece değişik manyakça bir sevgi. Doğar doğmaz ağlayıp bağrına basan annelerden olamadım ne yazık ki. Ama şu an onsuz olmaz, onu verene şükürler olsun 🤍