Alpella bebeğimin verdiği tepkilere göre otizm riskinin azaldığını söyledi. Çok detaylı sorular soruyor günlük yaşantımız ile ilgili her gittiğimizde. Kendisi de her gidişimizde 30 dk ya yakın vakit geçiriyor, tepkilerini ölçüyor. Bağırsak ile ilgili konuya gelince yapılan araştırmalar bağırsaklarımızın 2. beynimiz olduğu kanısında. Ve bagırsak dediğimiz milyarlarca canlının yaşadığı yer gibi düşünün. Vitaminlerin emilimi , bazı maddelerin sindirimi enzimler vs. orada gerçekleşiyor. Probiyotik içeriğini yükseltip probiyotiklerin yaşamının devamı için de prebiyotikçe zengin beslenmek sağlıklı. Otizme gelince bir kitap önerisinde bulunayım; Dr. Natasha Campbell-Mcbride ın yazdığı Gaps Bağırsak ve Psikoloji kitabını okumanızı tavsiye ederim.
Mesela ekmek yedirecekseniz ekşi maya ile yapılmış atalık tohumlardan üretilmiş buğdaydan tercih edilebilinir. Ekşi mayanın gluteni minimize ettiği biliniyor. Gluten bagırsaklarımız için zararlı ve paketli tüm gıda ve kimyasal maddelerimizde bulunabiliyor. Kışın yediğimiz yumurtalar ( köylerde her sabah kışın yumurta yenilmezmiş ki bizler yiyoruz) süt her gün tüketilmez ve mutlaka baska bir ürüne dönüştürülürmüş yogurt peynir keş gibi. Tereyağı da mesela buz gibi dağ suyuyla iyi yıkanmış kazeinden arındırılmış sade yağa en yakın haliyle tüketilirmiş. Ve de atalarımız dedelerimiz güne erken baslayıp erken bitirirler, bol hareket edip tüm enerjiyi vücuda hapsetmeden yakıp bitirirler ve toksinlerden uzaklasırlarmıs. Hem onlar kadar hareketli değiliz, hem yanlıs besleniyoruz hem de bazı materyalist şeylerin kölesi oluyoruz. Ayşegül Çoruhlu ve izmirçocukdoktoru Filiz hanımı takip ediyorum. Hangisini yapabiliyorsun derseniz okyanusta toplu iğne bası gibi derim çünkü bireysel yaşayamıyorum bazı şeyleri ve de şehir hayatı cidden büyük dezavantaj.