Sinemmm sizin durumunuza ayrı bir üzüldüm cidden yenidoğan çetesi olaylarında psikolojim bozuldu, 3 yaşındaki kızım mağdur çocuklarla benzer yaşta olduğundan kendimi o ailelerin yerine koydukça nefesim daraldı bambaşka şehirde olmama rağmen. Siz bir de onların yakınında geçirmişsiniz süreci ve çok şükür yine iyi atlatmışsınız.
Suni sancı sorusunu şu sebeple sordum: suni sancı sık uygulanan bir yöntem özellikle doğum başlayıp, açılma ve sancı şiddeti azsa, süreci hızlandırmak için ama modern tıbbın kaçırdığı ya da önemsemediği bir nokta, suni sancının kendisi bebeği strese sokup kalp atışlarını hızlandırabiliyor, bunu normal başlayıp sezeryana dönen pek çok doğum hikayesinde dinledim ve okudum. Bunu kasti yaparlar mı onu bilemeyiz, o bahsi geçen hastanelerde kötü niyetli kişiler belki de yaparlar. Ben suni sancısız normal doğum yaptım, şanslıydım, kendi sancım yeterli oldu, ebenin şaşırarak bunu bana söylediğini hatırlıyorum maalesef kendi sancısı yeterli olma durumu sık görülmüyormuş günümüzde.
Bir de asıl bu başlığın konusuyla alakalı olarak mesela doğum başladı evdeyiz, sancılar sıklaşıyor, bir süre takip ettik, sıklaşınca hastaneye gitmeye karar verdik, hastaneye gittiğimizde birden birçok kişi görüyor olmak, sesler, atmosfer, kalabalık vs kaynaklı doğum süreci bir duraksamaya uğrayabiliyormuş çoğu zaman. Çünkü doğum çok içgüdüsel bir olay ve modern hayat hastaneleri bu doğal akışı sekteye uğratabiliyor. Bu konularda daha bilinçli ülkelerde kadınlar doğumdaki bekleme evrelerinde hastanelerde dahi daha loş, sessiz odalarda bekletiliyor, aromaterapiden faydalanıp, lavanta gibi doğal yağ kokuları odaya koyuluyor rahatlatma amaçlı.
Neyse çok uzattım kusuruma bakmayın, bu konular çok ilgimi çekiyor, doğumum öncesi yüzlerce doğum hikayesi okumuş biri olarak benim anlatacaklarım bitmez :) Arkadaşınızı cesaretinden, sizi de onu desteklediğiniz için tebrik ediyorum, bol şans diliyorum. Bir ikinci çocuk planım yok ama bir gün olursa ben de böyle bir yol seçerim gibi geliyor.