Momysbird2020 Merhabalar, iki astımlı çocuğa sahibim. Astımlı diyorum, çünkü çocukluk çağında akciğer enfeksionu geçiren - senede ikiden fazla kez- çocuklara genel olarak hışırtılı/astımlı çocuk denir. Bu tarz çocuklar şanslı görünüyor çünkü çocukluk çağı astımı %98 oranında geçicidir.
Benim 4 yaş oğlum, 4-6 ay arasında geçirdi ilk bronşitini. Halihazırda alerjik bir bebekti. İhmalkar, ilaç karşıtı bir doktor sebebiyle yoğun bakımlık derecesine gelene kadar müdahale görmedi. Doktor değişimi yapınca, üç günlük hastane yatışı ardından kendine geldi çok şükür. Böylelikle hayatımıza nebulizatör girmiş oldu. Daha sonrasında hastalık tekrar etti. Bunun üşütme ile ilgisi yoktu. Herangi bir virüs vücuduna giriş yaptığı an, diğer çocuklar ayakta nezle ile atlatırken bizimki ciğerleri ile savaşıyordu. İki üç tekrardan sonra sevgili doktorumuz Müberra Tigin, koruyucu tedavi önerdi. Fıs fıs şeklinde olan inhaler ilaca geçiş yaptık, bir sezon boyunca kullandı. Bir dahaki alerji sezonunda - eylülden kasıma kadar olan süreç - çocuğumun ciğerleri daha kuvvetli idi, hem yaşının büyümesi hem de koruyucu tedavi etkili olmuştu. Çok şükür artık iğnelik veya hastanelik olmadan, basit ilaçlar ile atlatıyordu. Gelgelelim bu seneki alerji sezonunda, malum hala içerisindeyiz, çok daha iyi atlatıyor. Aşırı tıkanmalar, anormal nefesler, göğsü içe düşüren öksürükler yaşamıyor. Koruyucu tedaviyi devam ettirmedik. Yalnızca hastalığı tanıdık ve nasıl baş edeceğimizi öğrendik. Bir numaralı baş etme yöntemi de tabiki alerjik çocuklarımızda oluşan o balçık gibi kalın sekresyon/balgam. Onu şırınga ile aspiratör ile geniz yolundan temizlemek mümkün değil. İki yaşından sonra nazal yıkama yapmayı öğrendim. Sinüs rinse edindim ve onunla her tıkanmada günde bir kex uygulayarak sekresyonu vücudundan uzaklaştırdıım. Böylelikle ortada ciğere inecek/tıkayacak bir şey kalmadığı için sorun resmen kökünden çözülmüş oldu. Bu seneyi de antibiotiğe düşmeden, hava kullanmadan yalnızca geniz yollarını uygun biçimde açarak atlatmış olduk. Elbette ki rinit belirtilerini gördüğüm an kullandığım alerjik şuruplarına da devam ederek.
Diğer çocuğum şuan 2 yaşında kızım. O 40 günlükken başladı. Felaketi yaşadık diyebilirim. Henüz hiçbir aşısı da tam olmadığı için, bronşioliti boğmacaya çevirdi ve kestöz tarzı öksürük ile kendini gösterdi, yine hastaneye yatışlar, malesef solunumu durması, son doz kortizon tedavisi ile bir şekilde atlattık ilk hastalığını. Ancak çok şiddetli bir biçimde devam etti, her ay, bazen 15 günde bir hastalanıyordu, şişe şişe antibiotikler bitiyordu. Doktorun odasında hüngür hüngür ağlıyordum. 1 yaşına geldiğimizde, 12 ayda 10 kez antibiotik kullanmış bir şekilde koruyucu tedaviye başladık. Onun tedavisi toz ilaç olarak bilinen tozdandı. Kullanır kullanmaz faydası başladı. 1yıl neredeyse hasta olmadan geçti, antibiyotik hayatımızdan çıktı. Hava verdiğim zamanlar oldu ama öyle aman aman tıkanmalar soluğu hastanede almalar bitmişti. 2 yaşa yakın nazal yıkamayı kızıma da uygulamaya başladım çok şükür ondan da verim alıyorum. Bu sezon koruyucu tedaviye devam etmedim. Doktorumuz normalde eylülde başlatıyor, ben ilk gözlemlemek istedim. Herangi bir tıkanma görmediğim için, hastalığı normal dozda atlattığınıfark ettiğim için - evet kafama göre - ilacı kestim. Bundan sonra yeniden sorun yaşamayacağını ümid ediyorum. Ancak yine kızıma da alerji şurupları, alerji belirtileri gösterdiği an kullanmaya devam ediyorum.
Sözün özü,
Büyüdükçe iyileşti.
Nazal yıkama iyi geldi, tedavi etti.
Bitkisel şuruplar, pekmezler, cevizler, tütsüler, soğan karanfiller, kısacası alternatif tıp işe yaramadı.
Koruyucu tedavi olumlu sonuç verdi.
Evde uyguladığımız tedbirlerin (parfüm, yumuşatıcı, kokulu temizlik ürünleri, perde, halı ve alerjik ürünler - gıda-kullanmaya son vermek, terlemeye karşı tetikte olmak vb.) katkısını gördüm.
Benim tecrübelerim bu şekildedir.
Son olarak eklemek istediğim, alerji, astım, bronsit artık adına ne derseniz, genetiktir. Kendinizi suçlamayın, üzülüp kendinizi kahretmeyin. Doktorumun dediğine göre artık genetiği de aşmış durumdadır. Yediğimiz gidalar, soluduğumuz hava, kullandığımız kimyasallar, hepsi bir yana en büyük etkeni olan steril yaşam, bu hastalığı kaçınılmaz kılmıştır. Bizim şanslı yanımız çocukluk çağında çocuklarımızın bu hastalığı atlatıyor olmasıdır. Gerekli özen gösterildiği takdirde kalıcılık olmamasıdır.ve hastalığın tedavisinin basit, ulaşılabilir ve en masum, en yan etkisiz olan ilaçlarla çözülebilmesidir. İçiniz rahat olsun diye söylüyorum, üçüncü bir çocuğum daha var, onda çok şükür böyle şeyler yaşamadım, alerjik bir bünyesi yok, bir ara hırıltı duyar gibi oldum, bir iki doz hava ile hemencecik toparladı. Bır sıkıntı yaşamadık, neyse ki bir çocuğum da olsa geni babasına değil bana çekti. 🤪