Senazeynep3425 zorlanma gerekçesi olarak öne sürdüğünüz mazeret gerçekten kahve içmek mi? Dinimiz kolaylık dinidir ve insan sağlığını her durumda önceler. Oruca başlayan biri sağlığını etkileyecek boyutta ciddi bir sıkıntı yaşarsa böyle birinin hâlâ oruç tutma konusunda diretmesi doğru olmaz çünkü sağlık da Allah’ın bize verdiği emanettir ve onu korumamız gerekir. Bu sebeple orucunu bozan kişi keyfiyetten değil zaruriyetten bozmuş olacağı için bu durum kefaret gerektirmez, sadece o günün kazasını tutar. Fakat bu zaruret ruhsatını basit gerekçelerle suistimal edemeyiz. Basit bir baş ağrısı sağlığı olumsuz etkileyecek ciddi bir sorun olarak görülemez. Yani orucu bozma durumu tamamen kişinin vicdanıyla vermesi gereken hassas bir durumdur. Orucun bir ağırlığı olduğunu bilmeli ve çocuk oyuncağına çevirmemeliyiz. Geçen seneki Ramazan ayında birinin açtığı postu hâlâ unutmuyorum. Sahura kalkmış oruca niyetlenmiş, sabah kalktığında öyle bir susuzluk hissi yaşamış ki su içmese öleceğini zannetmiş ve hemen su içip orucunu bozmuş. Dikkatinizi çekiyorum daha güne yeni başlamış, yani sahurdan sadece kısa bir zaman sonra. Susuzluğun sağlığını olumsuz etkilemesinin mümkün olmayacağı kadar kısa bir süre. Yorum yapan birçok kişi zor durumda kaldığını düşünüp sadece kazasının yeterli olacağını söylemişti. Böyle birşey nasıl mümkün olabilir? Orucun doğasında zaten açlık ve susuzluk yok mudur? En ufak açlık ve susuzluk hissinde nasıl hemen bozmaya niyetlenebiliriz? İbadet zaten zor oluşuyla imtihandır ve bize düşen sabırla kararlılıkla bunu sürdürmektir. Kısacası bu işi çocuk oyuncağına çeviremeyiz. Orucu bozma gerekçeniz makul bir gerekçe değildir. Durumunuzdan ötürü kaza değil kefaret gerekir. Yapıp yapmamak sizin sorumluluğunuzdur 🌺