1Temmuzannesi
edabolukbasi
Aynen öyle. Ya dayanıksız evde oturmayı göze alacaksınız, yada aldığınız eviniz yok olup gidecek. Çalıştığım mühendislik ofisinde kentsel dönüşüm işi de yapıyoruz. Bu işe bulaşıp memnun olan 1 tane bile mal sahibi yok. Yıkılan çoğu yer yıkıldığı gibi kaldı. Ya belediye eskisinden daha küçük yapı alanı veya daha az kat veriyor, yada müteahhit ile mal sahibi anlaşamıyorlar. Binayı yapacak olan müteahhit hem yapım masraflarını hem de kârını alacak tabii, bu da her bir mal sahibine 1,5 milyon liraya mâl oluyor neredeyse. Kim ister böyle bir şeyi. Zamanında para verip aldığı ev yıkılmış şimdi üstüne tekrar bir sürü para vermesi gerekecek, bir de evi eskisinden daha küçük olacak. Tamamen bok iş yani. Bir de bakayım buna çürük mü deyip test yaptırırsanız ve çürük çıkarsa geri dönme şansınız pek olmaz. Siz yıktırmak istemeseniz de binadan başka birisi belediyeye şikayet eder bina öyle de böyle de yıktırılır.
Çok katlı yapı konusuna gelirsek, en önemli şey zemin durumu. Zemini iyi olur, 10 katlı binayı taşıyabilecektir, malzemesi de projesindeki gibi kullanılırsa gayet sağlam bir bina olur. Ama bizim güzel ülkemizde bu da büyük sorun. Sırf rant sağlamak için bataklık zeminlere 10 kat, 15 kat izin veriyorlar, konumu güzel, müteahhit daha çok daire yapsın, daha çok para kazansın diye. Rüşvet vererek kat arttırıyorlar. O yüzden içinizi karartmak istemem ama hocamızın dediği konu bizim ülkemizdeki yüksek katlı binalar için çok geçerli değil