-EFLATUN-
Sontvbukucu Süt kardeşliği dinimizde en hassas konulardan biridir. Ama maalesef detayları itibariyle en az bilinen konulardan da biridir. Süt kardeşliği olmuşması için bazı şartlar vardır, mesela süt verilecek bebeğin 2 yaşın altında olması gibi. Sütün emzirilerek verilme şartı da yoktur sağılarak verilen süt de süt kardeşliği oluşturur. Sütün miktarı konusunda mezhepler arasında fark vardır, hanefilere göre bebeğin az veya çok olmasına bakılmaksızın bir defa emmesi miktarı yeterlidir, şafilerde bebeğin doyup da kendiliğinden bırakacağı beş emme miktarı ile süt kardeşliği oluşur.
Gelelim kız-erkek meselesine; süt kardeşliğinde cinsiyet şartı aranmaz. Yani erkek bebek annesi kız bebeğe sütünü verebilir, bu şekilde süt kardeşliği meydana gelir. Burada sadece ciddi bir hassasiyet gözetmek gerekiyor. Süt kardeşliği nikahın haram olması sonucunu doğurur. Dolayısıyla aynı cinsiyeti gözetmekten öte aslında her halükarda süt verilen kişiyle ömür boyunca bağlantılarının hiç kopmaması gerekir. Sütü veren kişinin şimdi bir oğlu olsa da ilerde kızı olması da mümkündür, eğer erkek bebeğe süt verme yoluyla süt hısımlığı meydana gelirse o çocuk mahremlik yönünden o aileden sayılmış olur ve sadece oğluyla değil kızıyla da süt kardeşliği olur. Dolayısıyla ilerde onların nikahlanma ihtimallerini düşünüp hassas davranmak en güzeli olur. Yani aslında kız-erkek ayırımı gözetmeye gerek kalmadan süt verilen ailenin bilgileri muhakkak kayıt altına alınmalı ve bu bilgiler sadece annede kalmamalı, ölümün bizi ne zaman bulacağını bilmediğimiz için böyle önemli bir bilgiyi muhakkak başkaları da biliyor olmalıdır.
Bu şartlar dikkate alındığında süt bağışı yapmanın dinen hiçbir mahzuru yoktur, hatta böylesi ihtiyaç döneminde imkanı olanların bunu yapması vicdanî bir sorumluluk ve takdir edilecek bir iştir ❤️