Dyldrm Annesinin üzüldüğünü hisseden bebek buna kendisinin neden olduğuna inanır. Gebelik sonlandırılmaz ve doğuma kadar anne mutsuz olursa bebeğin bilinçaltı bu kayıtları pekiştirerek saklar. Bebek şöyle düşünür: “İstenmeyen biriyim ve annem benim yüzümden mutsuz.”
Bebek dünyaya geldikten sonra anne babanın tutumu değişirse mevcut kayıtlar önemini yitirebilir. Sevgi ve ilgileriyle onu istediklerini hissettirirlerse bir tür panzehir etkisi yaratırlar ve gebelik süresince verdikleri zehri temizleyebilirler.
Tam tersi bir tutum, yani doğumdan sonra da istenmemek ruhsal ve fizyolojik rahatsızlıkların kaynağını oluşturur. Bebeğin düşüncelerine tercüman olmak gerekirse: “İstenmiyorum. Annem, babam benim yüzümden mutsuz. Yaşamaya hakkım yok. O halde ölmeliyim.”
Bilinçaltı bu kaydı oluşturduktan sonra birey farkında olmadan yavaş yavaş kendisini öldürmenin bir yolunu bulmaya çalışır. Bilinçli akıl yaşamak istese de baskın olan ve yönlendiren bilinçaltı olduğu için sonuç kaçınılmazdır.
Hipnoterapide kanser hastalarıyla regresyon (geçmişe dönüş) metodu kullanılarak yapılan terapiler hastalığın kökeninin bebeklik, hatta anne karnındaki dönem olduğunu ortaya çıkarmıştır. O dönemdeki kayıtlar düzeltildiğinde hastalığın mucizevi bir biçimde yok olduğu seanslar literatüre girmiştir.
Bu beni çok etkiledi eğer bende istemeden hamile kalırsam hep bu yazı aklıma gelecek